Dolarla tasarruf, TL’yle kredinin sonu / Abdurrahman Yıldırım

Google+ LinkedIn +

Merkez Bankası başkanının görevden alınmasıyla piyasalarda başlayan dalgalanma ikinci haftasına girdi. Hazine faizleri yüzde 19 civarında yatay seyrederken borsanın genelinde dalgalanmanın boyutu azaldı. Bozulma, Türkiye riskini yansıtan CDS’lerde ve döviz kurlarının TL karşısında yükselmesinde yaşanıyor.

Haftaya Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun Bloomberg Haber Ajansı’na yaptığı açıklamaların etkisinde girdik. Uluslararası piyasalara da mesajın iletilmesi açısından kanal iyi seçilmiş, açıklamanın içeriğinde sorun yok. 15 Nisan’da faizin düşürüleceği gibi bir peşin yargıyla hareket edilmemesi gerektiğini söylüyor. Ancak piyasaların modu sözlü yönlendirmeye müsait değil. Bu olayın üzerinden zaman geçecek, icraatlar görülecek, olaylar küllenecek ki, unutulmaya yüz tutsun.

YASTIKALTI VARLIKLARA İKİNCİ ÇAĞRI

-Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 24 Mart’tan sonra dün ikinci kez evlerde tutulan yastık altı altın ve dövizlerin finansal sisteme getirilmesi çağrısında bulundu.

-Bankacılık sisteminde döviz hesapları azalıyor, karşılığında TL mevduatlar artıyor, bu iyi bir gelişme. Ancak çok yeni devam edip etmeyeceğini göreceğiz.

Yabancıların da döviz talep etmesiyle yükselen kur düzeyinden yerleşiklerin bir miktar döviz sattığı anlaşılıyor.

-Belki de yabancıların kısa vadeli sermayelerini ülkeden çıkarmaya başlamalarının etkisiyle finansal sistemden belli bir döviz çekilmesi olabilecek. Bu azalmanın telafi edilmesi için böyle bir çağrı yapılmış olabilir.

DİKKAT ÇEKEN GELİŞMELER

-Bunun yanında bankacılıkta son dönemde dikkat çeken gelişmeler oluyor. Ne var ne yok diye bakınırken Bankalar Birliği’nin web sitesindeki arka arkaya üç haber dikkatimi çekti.

Hüseyin Aydın Bankalar Birliği başkanlığını bıraktığı, İş Bankası Genel müdürlüğünden ayrılan Adnan Bali’ye birlikte yaptığı görev nedeniyle plaket verildiği haberleri yer alıyordu. En büyük iki bankanın genel müdürleri yaklaşık 10 yılın ardından görevlerinden ayrılıyordu.

-Bir de sitede Bankalar Birliği Başkanı olarak Hüseyin Aydın’ın 25 Mart’ta Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmanın metni yer alıyordu. Hüseyin Aydın’ın bu son konuşmasında dikkat çekici bazı rakamlar ve tespitler yer alıyordu.

-Hüseyin Aydın diyor ki, “Sadece iyi dönemlerde değil, zor dönemlerde de kredi verdik. Şirket ve bireylerin acil likidite ve kaynak ihtiyaçları uygun imkanlarla karşılandı. Yeni kullandırılan kredilerin fiyatında, vadesinde, teminatında uygun koşullar sağlandı. Ödeme vadeleri ötelendi, krediler yeniden yapılandırıldı. Bu sayede firmalar faaliyetlerini, birbirlerine ve üçüncü kişilere olan yükümlülüklerini sürdürdü.”

TCMB’DEN 600 MİLYAR TL FONLAMA

-Hüseyin Aydın kredilerin milli gelire oranının 9 puan artarak yüzde 72’ye yükseldiğini belirtirken başka bir çarpıklığa da dikkat çekti. Mevduatın yüzde 46’sı ve kredilerin yüzde 64’ü TL cinsinden. Dövizin payı ise mevduatta yüzde 56 iken, kredilerde yüzde 36. Dövizle tasarruf et ve mevduat yap, TL’yle kredi kullan durumu.

-Bunun sonucunda ise bankalar ellerindeki dövizle dış borçlarını kapatmışlar. TL mevduata kaynak yaratmak için de swap ve repo yoluyla Merkez Bankası’ndan kullandıkları para miktarı 600 milyar lirayı bulmuş. Geçen yılki kredi artışı ise yaklaşık 1 trilyon liraydı.

-Hüseyin Aydın bankaların ekonomiye daha fazla destek verebilmeleri için, TL’yle tasarrufların artırılması ve banka özkaynaklarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtmiş.

-Halbuki geçen yıl banka özkaynaklarının artmadığını gördük. Bu yıl ise banka karları zaten azalıyor ve bu koşullarda özkaynakların artışı çok daha zor.

-Özkaynaklar artırılmadan kredilerin geçen yılki gibi sıçraması da, mümkün olamayacak gibi görünüyor.

BORSADA BANKA DEĞERİ ÇÖKÜŞÜ

-Daha ilginci bankacılık sektörünün borsa performansı çok kötü ve en küçük şirketlerin bile bir hayli altında kalıyor.

-Dünkü verilerle borsanın 5 ana endeksini ve bu endekslerin dolar bazlı değerlerini aldık. 10 yıl önceki değerlerle karşılaştırdık. Arada büyük uçurumlar oluşmuş. Küçük şirketler zirveye çıkmış, en büyük şirketler gibi duran bankalar dibe vurmuş.

-Endeksler arasında en düşük değerde kalanı da Banka Endeksi. 1.093’e inen Banka Endeksi 10 yıl önceki değerinin yüzde 16,6 gerisine düştü.

-Aynı endeksin dolar kuruna bölünmesiyle bulunan dolar bazlı Banka Endeksi 8,43 dolardan 1,33 dolara inerek 10 yılda yüzde 84,2 gibi çük büyük oranda değer kaybetti. Banka piyasa değerleri adeta çöktü.

-Ayı dönem içinde küçük ve orta büyüklükteki şirketlerin yer aldığı BİST Tüm-100 Endeksi yani 100 büyüğün dışında kalan yaklaşık 250 şirket ise en yüksek primi yaptı. Yüzde 631 artan endeksin dolar bazında yükselişi yüzde 38,5 oldu.

-Borsanın ana göstergesi olan BİST-100 Endeksi yüzde 118 artış kaydederken, dolar bazında yüzde 58,6 geriledi. Endeksin son düzeyi 1,70 dolar.

-Aynı dönemde Sanayi Endeksi küçük şirketlerden sonra en iyi ikinci performansı gösteren endeks oldu. Sanayi Endeksi 10 yıl önce Banka Endeksi’nin yarısı düzeyinde bile değilken, son durumda iki katını aştı.

Abdurrahman Yıldırım

Habertürk Gazetesi – 30.03.2021

Share.

About Author

Comments are closed.