İkmalen, Re’sen ve İdarece Tarh Nedir?

Google+ LinkedIn +
İkmalen tarh nedir?  Re’sen  Tarh nedir? İdarece Tarh Nedir?

Vergi sisteminde, tarh işlemi mükellefin beyanına dayanmaktadır. Beyana dayalı tarh, doğal olarak denetimi gerektirmekte, bu sebeple de Vergi Usul Kanununda beyana dayalı tarhiyata ek olarak re’sen ikmalen ve idarece tarh türleri de yer almaktadır.

 

İkmalen tarh Vergi Usul Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenmiştir.

İkmalen Vergi Tarhı:

Madde 29 – (Değişik: 30/12/1980-2365/3 md.) İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir. Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır.

Özetle, bir verginin tarh edilmesini takiben buna eklenmesi gereken fakat eklenmemiş matrah farklarına yönelik tesis edilen tarh işlemidir.

Re’sen Vergi Tarhı: 

Madde 30- (2791 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re’sen takdir olunmuş sayılır.
(2365 sayılı Kanunun 4. maddesiyle değişen fıkra) Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir:
1. (4008 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişen ve 1.1.1995 tarihinde yürürlüğe giren bent) Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse,(*)
2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse,
4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmazsa.
5. (4369 sayılı Kanunun 82/1–a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.)(**)
6. (2365 sayılı Kanunun 4. maddesiyle eklenen bent) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
7. (4783 sayılı Kanunun 9. maddesiyle 1.1.2003 tarihinden geçerli olmak üzere 9.1.2003 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.)(***)
8. (4008 sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 1.1.1995 tarihinde yürürlüğe giren bent) Bu Kanunun mükerrer 227. maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
9. (4369 sayılı Kanunun 82/1–a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.)(****)
Yukarıdaki 2. bentde yazılı halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tespit olunacak miktardan fazla olamaz.
(4008 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişen ve 1.1.1995 tarihinde yürürlüğe giren fıkra) Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re’sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re’sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.(*****)
(485 sayılı Kanunun 2. maddesiyle eklenen fıkra) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re’sen vergi tarhını gerektiren bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re’sen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re’sen takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.

İdarece Vergi Tarhı:

(205 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle eklenen madde) Verginin idarece tarhı; 29’uncu ve 30’uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131’inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.

(2686 sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle değişen fıkra) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.

 vergi360.com
Share.

About Author

Comments are closed.