Vergi Ceza Sisteminde Yapılan Değişiklikler / Bumin Doğrusöz

Google+ LinkedIn +

Vergi ceza sisteminde yapılan değişiklikler başlığına kanıp hemen 359 ile ilgili bir değişiklik var sanmayın. Adalet Bakanlığının İnsan Hakları Eylem Planındaki taahhüdüne rağmen o kanunda henüz hiçbir gelişme yok. Benim aktaracağım, 26.10.2021 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 7339 sayılı Kanun’la, idari para cezası ile yaptırımlanan vergi kabahatleri konusunda yapılan değişiklikler.

Bu konudaki önemli değişiklik “tekerrür” konusunda. Bu değişikliği daha önce 19.10.2021 tarihli DÜNYA gazetesinde yer alan yazımda irdelediğimden tekrar detaylarına girmiyorum. Ancak kesinleşmeden sonra işlenen fiil için değil de, sonraki kesilecek her cezaya tekerrür uygulanmasını öngören ve idari anlayışı yansıtan 49 no’lu Sirkülerle rayına girmiş uygulamayı etkisiz bırakan yeni düzenlemenin düzeltilmesi zorunludur.

Vergi ceza sistemi ile ilgili bir önemli değişiklikte  “pişmanlık müessesesi ile ilgili. Mükellef hakkında her hangi bir vergi incelemesine başlanıldıktan sonra pişmanlık talebi ile beyanname verilmesi mümkün değilken, bu düzenleme değiştirildi. Artık yeni düzenlemeye göre, pişmanlık talep edilen vergi türüne ilişkin bir incelemeye başlanılmamışsa veya ilgili olay yahut vergi türü itibariyle vergi dairesince takdir komisyonuna bir müracaat yapılmamışsa, mükellef diğer vergi türleri (veya dönemleri) için pişmanlık talebinde bulunabilecek. Örneğin hakkında KDV incelemesi başlatılmış bir mükellef, damga vergisi veya kurunlar vergisi için pişmanlıkla beyanname verebilecek. 2020 Mayıs ayı KDV beyannamesini vermediği için -bu dönem için- takdire sevk edilmiş bir mükellef, 2020 yılının diğer ayları için pişmanlıkla KDV beyannamesi veya diğer vergi türlerinden pişmanlıkla beyanname verebilecek. Uygulamada çok eleştirilen veya tartışma konusu olan bir konu,  bu değişiklikle ortadan kalkmış olmaktadır. Bu yeni düzenleme/uygulama 7339 sayılı Kanun’un (26.10.2021) yayım tarihinden itibaren geçerli olacaktır.

Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezaları, bu güne kadar uzlaşma / tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına girmiyordu. Bunu ben dahil pek çok yazar eleştiriyordu. Nihayet 7339 sayılı Kanunla, 5.000 TL’sini aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da uzlaşma / tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına alındı. Bu tutarı aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için eski uygulama (dava açma veya indirimden yararlanarak ödeme yolları) devam etmektedir. Ancak bu tür cezaların indirimden (VUK md. 376) yararlanılarak süresi içerisinde ödenmek istenmesi halinde indirim oranı % 25 fazlası ile uygulanacak, bir başka deyişle % 75 oranında indirimle ödenecektir. Bu ölçütün neye göre saptandığı gerekçede de belirtilmemiştir. Ancak uygulamada başvurucular nezdinde başvuru yolları açısından duraksamalara yol açacağı bellidir. Keşke konuya prensip bazında hareket edilse ve bir sınır belirlenmeksizin bu cezalar kapsama alınsa veya tümüyle dışarıda bırakılsaydı. Bu değişiklik kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bir usul hükmü olması dolayısıyla müracaat süresi dolmamış uzlaşmalar ve henüz toplantısı yapılmamış tarhiyat öncesi uzlaşmalar için de geçerli olması gerekmektedir.

Kanunların tanıdığı istisna, indirim, muafiyet gibi haklardan yararlanmanın YMM raporu alınması koşula bağlandığı hallerde, bu raporun süresinde ibraz edilmemesi halinde bu haklardan yararlanma olanağı kaybolmaktaydı. 7339 sayılı Kanun’la, yapılan değişiklikle, tasdik raporunun zamanında ibraz edilmemesi halinde, mükellefe tebliğ edilme koşulu ile 60 günlük bir ek süre tanınması olanağı getirilmiştir. Bu süre içerisinde de ibraz edilmezse, mükellef söz konusu haklardan yararlanma hakkını kaybedecektir. Ancak burada raporu süresinde ibraz etmeyen mükellefe, rapor ibraz şartına bağlanan olanağın %5’i oranında özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Kesilecek ceza 50 bin liradan az, 500 bin liradan çok olmayacaktır. Burada bu cezanın kesilebilmesi için mükellefin, ibraz koşulunu hatırlatan ve ek süre tanıyan yazının beklenilmesi söz konusu olmayacaktır. Ceza süre bitiminde hemen kesilecektir. Madem burada mükellefe hoş görü gösterilmektedir. O halde düzenlemede, cezanın da söz konusu yazı tarihinde kesilip, yazı ile birlikte tebliğ edilmesinin öngörülmesi yerinde olurdu. Böylece yazı tebliğine kadar geçen sürede raporu ibraz edenlere hem bir ceza kesilmemiş, hem de gerçekten bir hoşgörü olanağı sunulmuş olurdu.

Gider pusulası düzenlenmesi gereken konularda bu belgenin hiç düzenlenmemesi veya süresinde (7 gün) içinde düzenlenmemesi halinde artık, belgede olması gereken tutarın % 10’u nispetinde (380 liradan az olmamak üzere) özel usul cezası kesilecektir.

7339 sayılı Kanun’la ayrıca; belge basımı ile ilgili bildirim görevini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine kesilecek ceza tutarı ve üst sınır aynen korunmakla birlikte 30 günlük ek sürede eksikliğin giderilmesi halinde cezanın yarı oranda kesilmesi öngörülmüş, elektronik ortamda tutulan defterlerde oluşacak kayıt nizamına aykırılıklar ile elektronik cihazla belge düzenleme yükümlülüklerine aykırı davranışlar 1. derece usulsüzlükler arasına alınmış, petrol piyasası ve LPG piyasası ile ilgili kanunlar kapsamında faaliyette bulunan lisans sahibi firmalarla diğer bazı firmalar için getirilen teminat yükümlülüğüne uymama hali de özel usulsüzlük cezasını gerektiren fillere dâhil edilmiştir.

(Kaynak: Bumin Doğrusöz / Dünya Gazetesi | 28.10.2021)

Share.

About Author

Comments are closed.