Dijital Hizmet Vergisi ve Bütçe Kanunu / Bumin Doğrusöz

Google+ LinkedIn +

Bütçe kanunları ile tahsil yetkisi verilmeyen hiç bir kamu geliri, bütçe kanununun döneminde tarh edilemez. Aynı şekilde bütçe kanunu ile ödenek ayrılmayan hiçbir kamu hizmeti için de harcama yapılamaz.

Geçen yazımda; Anayasa’nın 73/3. maddesinde ifadesini bulan “verginin yasallığı ilkesi” uyarınca vergiler ancak bir kanun konulup kaldırılabileceğini, ancak bir verginin tarh ve tahsil edilebilmesi için ortada usulünce konulmuş bir vergi kanununun bulunması yeterli olmadığını, yasama organının, kanunla koyduğu bu vergi için ayrıca tahsil izni vermesi gerektiğinden söz ederek bu iznin bütçe ile verilebileceğini yazmıştım.

Bütçe kanunları, yasama organının bir yıl için yürütme organına verdiği gelirleri toplama ve harcamaları yapma yetkisini ifade eden birer hukuk metnidirler ve bütçe kanunları ile tahsil yetkisi verilmeyen hiç bir kamu geliri, bütçe kanununun döneminde tarh edilemez. Aynı şekilde bütçe kanunu ile ödenek ayrılmayan hiçbir kamu hizmeti için de harcama yapılamaz.

Yıllık bütçeler kanun kısmı ve eki niteliğinde cetvellerden oluşur. (A) cetvelinde ödenekler (idarelere göre harcama sınırları), (B) cetvelinde ise toplanacak gelirlerin tutar olarak tahmini ve (C) cetvelinde ise B cetvelinde gösterilen kamu gelirlerinin yasal dayanakları yer alır. Bu cetvelde gelirler için gösterilen yasal dayanaklar içerisinde yer almayan hiçbir gelir, yasaya dayansa dahi tahsil edilemez.

Bütçenin bu hukuki özelliğinden hareketle, 2020 yılı Bütçe Kanunu’nun (C) cetvelinde 7194 sayılı Kanunu göremeyince, 7194 sayılı Kanun’la ihdas edilen Dijital Hizmet Vergisi’nin (DHV) 2020 yılında tahsil edilemeyeceği sonucuna varmış ve yazımda yazmıştım.

Meğer kazın ayağı öyle değilmiş. Ben de bir yaşıma daha bastım.

Sağolsunlar, Maliye Bakanlığı’ndaki dostlar uyardılar. Ben de onların sayesinde bir hatadan döndüm. Meğer Bütçe Kanunu’nun (C) cetvelinde çok önemli bir subap maddesi varmış. (C) cetvelinin sonunda yer alan “Vergi, Resim, Harç Ve Diğer Gelir Dayanaklarına İlişkin Diğer Mevzuat” tablosunda; “(f ) Diğer Hükümler” başlıklı bir fıkra varmış. Bu fıkra ile; “Bu cetvellerde her hangi bir şekilde yer almayan Kanun, Kanun Hükmünde Kararname, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Yönetmelik, Tebliğ ve diğer mevzuat ile ikili veya çok taraflı her türlü anlaşmanın gelir, tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin hükümleri” de yasal dayanak olarak gösterilmiş durumda.

Yani aynen aktardığım fıkra diyor ki, Bütçe Kanunu’nun (C) cetvelinde yazılmasa, unutulsa, bir hata olsa da yürütme organı bu yazılması unutulmuş geliri tahsile yetkilidir.

Dolayısıyla mali idare bu fıkraya göre kendisini, dijital hizmet vergisini tarh ve tahsil yetkisine kavuşmuş olarak görmektedir. Mali idarenin bu anlayışı da “idarenin kanuniliği” ilkesi uyarınca doğru ve yerindedir. Zira İdare, Kanunları (Bütçe Kanununu) yerindelik veya Anayasaya uygunluk gibi tartışmalara girmeksizin “aynen uygulamak” konumundadır. Bu nedenle beyannameleri kabul ile tarh ve tahsil yapacak idareyi bu açıdan eleştirmek veya kusurlandırmak mümkün değildir.

Elimdeki bütçe kitaplarına baktım, hiç birinde bu fıkra ile ilgili bir tek söz yok. Ancak bütçe hocalarının, belki farkında değiller, bu konuyu da bence değerlendirmeleri gerekir. (Bilmediğim bir bütçe kitabında belki konu işlenmiştir, kimsenin de hakkını yemiyeyim).

Acaba bu fıkra Anayasa’ya uygun mudur? Bunun ayrıca tartışılması gerekir. Tartışılacak birinci konu, bu fıkra varsa (C) cetveline ve orada sayfalarca gelir mevzuatını yazmaya ne gerek vardır. Nasıl olsa yürütme organına (C) cetvelinde yazmayan gelirleri de tahsil yetkisi verilmektedir. İkinci olarak yürütme organı, bu yolla yasamanın bütçe hakkını dolanabilir. Zira, bu fıkra ile bütçenin şeffaflığı ortadan kaldırılmaktadır. Gelir bütçesinin şeffaf olmaması, kamu gelirlerinin yasal dayanaklarının açıkça zikredilmemesi ise kişilerin hukuk güvenliği ile ilgilidir. Üçüncü olarak, yasama organı bir gelirin o yıl tahsiline izin vermeme hakkını böyle bir fıkra ile yitirmektedir. Çünkü yasama organı bütçe kanununu kabul ederken, bir gelir kanununu (C) cetveline yazmayarak yürütmeye tahsil yetkisi vermese bile, bu fıkra ile yürütme organı yine tahsil yetkisine kavuşacaktır. Dördüncü olarak böyle bir fıkra, bütçe teklifini hazırlayanları tembelliğe itici niteliktedir. Bütçe hazırlayıcıları, “unutulsa da tahsilinin garantiye alınmış olması sebebiyle” gelir mevzuatını izleme görevlerini ihmal edebilirler.

Neyse bunları tartışmayı bütçe konusunun uzmanlarına ve hocalarına bırakıyorum.

Gelelim DHV’ye. Geçen yazımı, “Bütçe Kanunu’nda [(C) cetvelinde] tahsiline izin verilmediği gerekçesi ile ihtirazi kayıtla beyan edilebilir” sözleriyle bitirmiştim. Yukarıda açıkladığım sebeplerle bu görüşümü değiştiriyorum. Ve diyorum ki; DHV beyannameleri “Bütçe Kanunu’nda [(C) cetvelinde] verginin tahsiline izin veren düzenlemenin Anayasaya aykırılığı gerekçesi” ile ihtirazi kayıtla beyan edilebilir. Ancak bu gerekçeli bir davanın kazanılabilmesinin, vergi mahkemelerinin de Anayasa’ya aykırılık gerekçesini kabul ederek dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi koşuluna bağlı olduğunu da unutmamak gerek.

Dünya Gazetesi | 03.03.2020

Share.

About Author

Yorum Bırak