Üzüm mü yiyeceğiz, bağcıyı mı döveceğiz? / Bumin DOĞRUSÖZ

Google+ LinkedIn +

Ağustos 2016’da çıkan bir Kanunla vergi idaresine verilmesi gereken muhtasar beyanname ile SGK’ya verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilmesi öngörüldü. Kanunun yayımından sonraki 4. senesinde bu birleştirme için düğmeye basılıyor. Ancak yaşamaya geçirilmeye çalışılan birleştirilmiş beyanname uygulaması çatırdıyor ve pek çok sorunu birlikte taşıyor. Önce iki kurumun beyan/bildirge alma, kamu gelirini tarh, tahakkuk ve tahsil yöntemleri, farklı Kanunlarda farklı şekilde düzenlenmiştir. Muhtasar beyanname vergi gelirinin, prim ve hizmet belgesi parafiskal gelirin bildirgesidir. Mantıkları farklıdır. Bu farklılıklara rağmen, tek beyanname uygulanması, pekçok yeni sorunu yaşama geçirecektir. Yarısı başka kanuna, yarısı bir başka kanuna tabi beyanname olmaz. Her şeyin başında, tek beyanname varsa, tek sorumlu ve muhatap kurumun olması gerekir. Bir beyannamenin yarısını başka diğer yarısını başka kurum değerlendirilemez. Önce Vergi Usul Kanunu ile SGK Kanunu’nun bu tek beyanname için birleştirilmesi gerekir. İlk akla gelen örnek, mücbir sebep halleridir. Ölüm halinde mirasçıların yükümlülüklerinin hangi kanuna tabi olacağı belli değildir. İki mevzuatın da konuya yaklaşımı farklıdır. Vergiye tabi olan ve olmayan ücret unsurları ile SGK primine tabi olan ve olmayan ücret unsurları farklıdır. Onun için beyannamelerde rakamlar da tutmayacaktır. Sadece bu yüzden pek çok işletme gereksiz yere incelemeye alınacaktır.

İşletmelerde muhtasar beyannameyi dolduran birim ile SGK bildirgesini dolduran birim farklıdır. İşletmeler bu birimleri birleştirmekte zorlandığı gibi, muhasebe programları da bu konuda entegrasyona henüz hazır değildir. Ücret gizliliği ortadan kalkacak ve işletmelerde iç huzur bozulacaktır.

TÜRMOB’a bağlı meslek mensupları, bu konuda sürekli eğitim toplantısına katılmaktadır. Bu insanların harcadığı zaman ve emekleri önemsiz görülmektedir. Öte yandan bu yeni sistemde yine iki ayrı tahakkuk çıkacak, iki ayrı ödeme yapılacaktır.

Bu gün mükellefl er zaten kamunun yüzünden vergilerini ödemekte zorlanmaktadır. Özel bankaların başarılı tahsilat yetkisi kaldırılmış, kamu bankaları ise vergiyi almamak ve uğraşmamak için her türlü zorluğu çıkartır olmuştur. Kısacası, bu sistem mükellefe hiçbir kolaylık getirmeyeceği gibi, meslek mensuplarına çok büyük zorluklar çıkartacaktır.

Mükellefleri daha önce müşteri gibi gören, vergiye gönüllü uyum peşinde koşan Maliye İdaresi maalesef son zamanlarda adeta mükellefl eri üzmek için yoğun çaba içerisine girmiş gibi görünmektedir. Örneğin özel bankalardan kolayca ödenen vergiler, artık kamu bankalarına kolay kolay ödenememektedir. Kamu bankalarında adeta bir direniş vardır. Örneğin hiçbir kamu bankası veznelerinde ben MTV’yi ödeyemedim. ATM’lere yönlendirdiler. ATM’lerden ödemeleri hukuken sorunlu gördüğümden vergi dairesine kuyruğa girdim. Kamu bankaları veznelerinden KDV, stopaj ödenememektedir. Değerli konutlar vergisinde mükellefl er haksız matrahlara muhatap bırakılmış, tapu idarelerinde ortalama 2 saat kuyrukta beklemek zorunda kalmışlar, üstelik itirazlarına cevap bile verilmemiştir. İşlemi yapan TKGM olsa bile verginin patronu Maliye Bakanlığı’dır. Şimdi de birleştirilmiş beyanname ile özellikle meslek mensupları zora sokulmuştur. Üstelik hiçbir yararı olmayacak sorunlu bir uygulama için. Maksat kayıt dışı istihdamla mücadele ise bunun yolu insanlara eziyet değildir. Amacın bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olması gerekir. Mali idarenin kendisine prestij kazandıracak, herkesin takdirini alacak ve mükelleflerine hayatı kolaylaştıracak uygulamalar içerisinde olması gerekir.

Yıllarca uygulanan ayrı beyanname/ bildirim uygulaması sorunsuz devam ederken, pek çok sorunu doğuracağı baştan belli olan birleştirme sevdasından vazgeçilmelidir. Yerleşik ve işleyen uygulamalardan vazgeçmek, her zaman sorun yaratır ve aleyhe sonuç verir. Bu nedenle eski yasal düzenlemelere dönülmesi gerekir.

Mutlaka bir şeyler yapılmak isteniyorsa muhtasar, KDV, ÖTV gibi aynı usul kanununa tabi aynı idareye verilen beyannameleri birleştirilebilir. Zaten TÜRMOB ve TOBB’un talebi budur. Ancak muhtasar beyanname ile SGK bildirimi mutlaka birleştirilmek isteniyorsa, önce söz konusu gelirlerin usul kanunları birleştirilmeli, tek idare muhatap kılınmalı, konu sonra düşünülmelidir.

Dünya I 10.02.2020

Share.

About Author

Yorum Bırak