Vergi dışı ekonomi / Deniz Türker

Google+ LinkedIn +

Vergi dışı ekonomi, vergilendirilmeyen kazançların oluşturduğu ekonomidir. Vergi kayıplarının bir bölümü kayıt altına alınmasına ya da izlenebilmesine rağmen vergi yasalarının tanıdığı vergiden kaçınma ile bilerek veya bilmeyerek vergi yükümlülerinin (mükelleflerin) elde ettiği kazançları vergi kapsamı dışında bırakmasından oluşmaktadır.

Vergi kanunlarının vergi kapsamı dışında bıraktığı faaliyetler ile kayıt altına alınan ya da izlenme olanağı olan faaliyetlere ilişkin alınmayan vergiler içinde alınması gerekenlerin de dahil edildiğinin anlaşılması halinde, bu durum bilerek ya da bilmeyerek vergi kaçırma kapsamı içine girmektedir. Vergiden kaçınma olanaklarının istismar edilmesi şeklinde veya vergi kaçırma amacıyla vergi matrahı dışında bırakılan gelirler ile vergilendirilmesi yasal olarak kapsam dışında bırakılan gelirler vergi dışı ekonomi olarak nitelendirilir. Vergi dışı ekonomi, kayıtlı ekonomi kapsamında değerlendirilebileceği gibi, kayıt dışı kapsamında da değerlendirilmesi mümkündür.

Vergi kaçakçılığı, kayıtlı ekonomi kapsamındaki faaliyetler, Katma Değer Vergisi uygulamasının başladığı 1984 yılına kadar, yalnız vergi kaçırma niteliği taşıyordu. Katma Değer Vergisi uygulamasının yaygınlaşması, Akaryakıt Tüketim Vergisi’nin önemli paylara ulaşması sonucunda, vergi kaçakçılığı aynı zamanda, tüketiciden tahsil edilerek vergi idaresine ödenmeyen vergiler nedeniyle haksız kazanç elde edilmesine neden olan bir olgu haline gelmiştir. Bu nedenle vergi kaçakçılığının ortaya çıkarılması önemlidir. Vergi kaçakçılığı, vergi denetimi ile ortaya çıkarılmaktadır.

Maliye Bakanlığı denetim elemanlarının çalışma sonuçları incelendiğinde, vergi kaçakçılığının yalnız vergi beyanı kapsamında olan ve vergi dışı bırakılan, ayrıca yukarıda belirtildiği gibi haksız kazanca neden olan ekonominin boyutu ortaya çıkar. Vergi incelemelerinde ortaya çıkan matrah farklarının bir kısmı vergi inceleme elemanları ile vergi yükümlülerinin yorum farkından kaynaklansa bile, önemli ölçüde vergi kaçağı ortaya çıkarılmaktadır.

Tarihi gelişim içinde Maliye Bakanlığı denetim elemanları, denetimler öncesinde beyanname seçerken, daha çok vergi eğilimi yüksek olan sektörleri veya beyannameye ekli finansal tabloları (bilanço, gelir tablosu, hesap özeti) inceleyerek, vergi kaçırma eğilimini saptadıkları yükümlüleri incelemeye alırlardı. Günümüzde elektronik ortamın sağladığı olanaklardan ve yine elektronik ortamın yardımıyla yapılmış risk analizlerinden yararlanılarak vergi denetimi daha etkin yürütülmektedir.

Bu açıdan bakıldığında denetim sonucu bulunan farkları, tüm yükümlüler için geçerli ölçü saymak doğru değildir. Çünkü, incelemek için seçilen vergi yükümlüleri yukarıda belirtildiği gibi ya vergi kaçırma eğilimleri olan yükümlüler ya da ihbar edilen vergi yükümlüleridir. Vergi yükümlüsü olunmadan yürütülen ve ekonomik yönü olan faaliyetler kavranamamaktadır.

Vergi dışı ekonominin oluşumunda kural dışı ödemeler de büyük rol oynamaktadır. Kural dışı ödemelerin vergisel boyutu konunun tali boyutudur. Esas önemli olan, kural dışı ödemelerin ve dolayısıyla da yolsuzluk ekonomisinin önlenmesidir. Başka bir değişle kural dışı ekonomik faaliyetlerin kayıtlı olmalarını sağlayarak bu faaliyetlerin kurallar içinde yürütülmesini sağlamaktır.

Kural dışı ekonomik faaliyetlerin hem ekonomik hem de etik yönü olduğu gibi, tali de olsa vergisel yönü de vardır. Kural dışı ekonomik faaliyetlerin tümü vergi kapsamı dışında kalmaktadır. Ekonomide iş etiği; kurallı ekonomik sistemin ağırlık kazanması ve vergi dışında kalan kuralsız ekonomik faaliyetlerin engellenmesiyle sağlanabilir.

 

Hürses I 19.01.2020

Share.

About Author

Yorum Bırak