Faturanın Türkçe düzenleme mecburiyeti ve istisnası / Rüknettin KUMKALE

Google+ LinkedIn +

Vergi Usul Yasasının 214. maddesi hükümlerine göre faturaların Türkçe düzenlenme zorunluluğu bulunmaktadır.

Mükellefler yurt dışına yapılan mal veya hizmet satışlarında yurt dışında bulunan müesseselere yabancı dilde fatura kesme mecburiyeti ile karşı karşıya bulunabilmektedirler. Bu durum dikkate alınarak Vergi Usul Yasası’nın “Türkçe Tutma Mecburiyeti” başlıklı 215. maddesi 31.07.2004 tarih ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5228 sayılı Yasa’nın 7. maddesi ile değiştirilmiştir.

Vergi Usul Yasası’nın 215. maddesi aşağıya alınmıştır. Yapılan bu değişiklikte 215. madde’nin başlığı “Türkçe tutma ve Türk parası kullanma zorunluluğu” olarak değiştirilmiştir.

Madde 214 – 1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir.

2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.

b) İlgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi (yurt dışında kurulan şirketlerin Türkiye’ye ayrılan ödenmiş sermayesi) en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az %40’ı ikametgâhı, kanunî ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kişilere ait olan işletmelere, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına Bakanlar Kurulunca izin verilebilir. Bakanlar Kurulu, bu had ve nispeti sektörler itibarıyla ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu şartların ihlâl edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden itibaren Türk para birimine göre kayıt tutma zorunluluğu başlar.

ba) Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir. İktisadî kıymetlerin değerleri ile vergi matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir, beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek beyan edilir. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk Lirası tutarlar kullanılır.

bb) Bu mükellefler, diğer para birimleriyle kayıt tuttukları sürece mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi yapamazlar. Türk para birimiyle kayıt yapmaya başlamaları halinde ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden yararlanamazlar.

Yasa’nın bu maddesinin değiştirilmeden önceki şekli “Bu kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması mecburidir” şeklinde idi.

Yasa’da yapılan bu değişiklik ile,

Fatura, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla yabancı para birimine göre düzenlenebilecektir.
Yurt dışına kesilecek ihracat faturalarında Türk Parası karşılığı gösterilme şartı bulunmamaktadır.

Bütün bu işlemlerde Türk Para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştirildiği tarihte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilecektir.
01.08.2008 Tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan 385 sıra no lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde Yabancı Para Biriminde Düzenlenen Faturalarda Türk Para Birimi Karşılığı Bulunmaması Durumunda Uygulanacak Ceza ile ilgili açıklamalar yapılmıştır.

Buna göre;

Vergi Usul Kanunun 229 uncu maddesinde faturanın tanımı yapılmış, 230 uncu maddesinde ise faturada bulunması gereken asgari bilgiler sayılmıştır. Bu asgari bilgiler içerisinde malın veya işin fiyatı ve tutarı da yer almaktadır.

Anılan Kanunun 215 inci maddesinde de, kayıt ve belgelerde Türk Para biriminin kullanılacağı, belgelerin Türk Parası karşılığı gösterilmek şartıyla yabancı para birimine göre de düzenlenebileceği, yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk Parası karşılığı gösterilme şartı aranmayacağı hükme bağlanmıştır.

Söz konusu Kanunun 352 nci maddesinin II-7 bendinde, vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere uyulmamış olması fiili II. derece usulsüzlük sayılmıştır.

Aynı Kanunun 214 inci maddesine göre, yurt içindeki müşteriler adına yabancı para biriminde düzenlenen faturalarda, yabancı para birimi tutarı ve Türk para birimi tutarı yer almak zorundadır. Yabancı para biriminde düzenlenen faturada, Türk para birimi tutarı karşılığı bulunmaması usule ve şekle ilişkin bir usulsüzlük olup, bu fiil dolayısıyla mükellef adına anılan Kanunun 352 nci maddesinin II-7 bendi uyarınca ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.

Yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen faturalarda ise Türk para birimi karşılığı gösterilme şartı aranmayacağı tabiidir.

Yurt dışından alınan belgelerin kayıtlara intikali ile ilgili 253 sayılı Vergi Usul Yasası Genel Tebliği’nde açıklamalar yapılmıştır.

Vergi Usul Yasasına göre çıkartılan 253 sıra no.lu Genel Tebliğin “B- Yurt dışında faaliyette bulunan mükelleflere yaptırılan iş ve hizmetler karşılığında alınan belgelerle ilgili işlemler” başlıklı bölümünde konu ile ilgili yasal dayanaklar şu şekilde açıklanmaktadır. “Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 215. maddesinde bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş, 227. maddesinde de “Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir” hükmü yer almıştır. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229. ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Yasal hükümler bu şekilde açıklandıktan sonra konuya şu şekilde çözüm getirilmektedir. “Yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgenin düzenlendiği günde Merkez Bankası’nca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.”

Fatura üzerindeki bedelin döviz endeksinden düzenlenmesi halinde, fatura üzerine o günkü döviz alış kuru esas alınmak suretiyle “Türk Lirası” karşılığının yazılması, faturada düzenlendiği tarihten daha sonraki bir tarihte ödenmesi halinde, ortaya çıkan kur farkı için de fatura düzenlenmesi gerekmektedir. (Maliye Bakanlığı Özelgesi, 28.06.2001, B.07.0.GEL.0.29/2921-229-229/3779)

Dünya I 03.01.2017

Share.

About Author

Yorum Bırak