KONKORDATO SÜRECİ İLE ALAKALI KISA BİLGİ NOTLARI / SMMM Faruk KOLÇAK, SMMM Yetkin BELCİ

Google+ LinkedIn +

OHAL kapsamında iflas ertelemelerin iptal edilmesi sebebiyle 7101 sayılı İcra İflas Kanununda (İ.İ.K) değişiklikler daha önceden de kanunda bulunan konkordato müessesesi ile ilgili düzenlemeler yapılarak, ticari uygulamada ve hukuk literatüründe aktif şekilde yerini almıştır.

Bu makalede yazılan bilgiler “Konkordato” sürecinde bilgi kirliliğinin oluşmaması, konkordato sürecinde, karşılaşılan sorunlar ve çözümleri, süreç hakkında önemlilik arz eden bilgileri yansıtmak amacıyla ele alınmıştır.

Gündeme yeni giren bir müessese olduğu için son zamanlarda yapılan mesleki eğitimlerde, kongrelerde, sempozyumlarda konkordato ile ilgili mutlaka bir atıf yapılmaktadır.  Bu anlamda Konkordato ile ilgili aşağıda verilen açıklayıcı bilgiler, tüm bu etkinlikler içerisinden Konkordato ön projesi yazan meslektaşlarımız, danışmanlık veren ve konu ile ilgili çalışmaları olan akademisyenler, çalıştığı firması konkordato sürecine girenler ve/veya iş yaptıkları firmaları konkordato sürecinde olan  meslektaşlarımızdan, konkordato ile ilgili  çalışan hukukçulardan derlenen bilgilerden oluşmaktadır.

Konkordato süreci ile ilgili kısa kısa bilgilendirme notları

1- 15-03-2018 tarihinde Resmi gazete’ de yayınlanan Konkordato 7101 sayılı “İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunu” ile tekrar hayatımıza girmiştir.

2- Borçlarının vadesi geldiği halde ödemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu (aciz hali) vade verilme veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.

3- Konkordato süreci İcra ve İflas Kanununda belirtilen evrakların hazırlanması ile mahkemeye başvuru yapılarak, Mahkeme tarafından 3 ay + 2 ay (ek) geçici konkordato kararı verilir ve Konkordato komiseri ataması yapılır, Konkordato Komiserinin yazacağı rapora göre Kesin Konkordato sürecine geçilir ve 12 ay+ 6 ay (ek) süre verilir, Konkordato süreci yargılama süreci dahi 29 ayı geçemez.

Son zamanlarda mahkemeler kendilerini medyada çıkan haberlerden dolayı baskı altında hissetmektedirler. Normal şartlarda mahkemeler, kendisine başvuru yapıldığında eksik evrak yoksa başvuruyu onaylamak zorunda iken, şu sıralar eksik evrak, eksik imza gibi nedenlerle başvuruları reddetmektedirler. Hatta ülkemizin en büyük tekstil firmalarından birinin başvurusunun iki defa reddedildiği söyleniyor.

Mahkemelerin bu baskılardan dolayı Geçici Konkordato’dan Kesin Konkordato’ya geçme konusunda isteksiz olduğu, bir çok ön projenin projeksiyonunun gerçeği yansıtmaması ve medya baskısı sebebiyle ve geçici konkordatodan kesin konkordato sürecine geçiş oranının yüzde 15 seviyelerinde olduğu iddia edilmektedir

Geçici konkordato sürecinde mahkeme firmanın iflasına karar vermiş ise de, firma istinaf mahkemesine itiraz etmesine rağmen karar kesinleşse bile, firma bir kez daha ön proje hazırlayıp konkordatoya başvuru yapabilir. İflası verilen şirketlerin yönetici ve ortakların hakkında hileli iflas nedeniyle suç duyurusunda bulunulabilir ve bu davaya ağır ceza mahkemeleri bakmaktadır.

4- Konkordato sürecinde en önemli belge “Ön proje” ama en önemsiz hazırlanan belgenin de ön proje olduğu uygulamalardan tespit edilmiştir. Gereksiz birçok bilgi ve detayın olduğu, 80-90 sayfa olan birçok proje aslında 10-15 sayfa olarak düzenlenebileceği tespit edilmiştir.

Ön projede sunulan projeksiyon gerçeğe uygun olmalıdır. Örnek olarak satışlar %30 artacak ise, nasıl artacağı sorusunun cevabı gerçekçi bir şekilde verilmelidir.

Ön proje gerçekleri yansıtmaz ise alacaklılar dava açabilir.

Ön proje raporunun sorumluluk gerektirdiği, gerçekleri yansıtması gerektiği, gerçekleri yansıtmadığı takdirde de mağdur olan alacaklıların dava açabilmesi mümkündür. Bu davalar sonucunda ön projeyi yazanlar ciddi tazminat ödemesi yapabilirler.

Ön proje revize edilebilir.

Mali tablolar 45 günden fazla olmayacak. Rapor tarihleri ise her ayın son günü olması denetlemelerin daha kolay olacağından dolayı tavsiye edilmektedir.

Ön projede Sermaye artırımı yapılacağı belirtilmiş ise, bu sermaye artışının nasıl yapılacağı açıklanmalıdır.

Gerçek kişi konkordatoları içinde ön proje gerekli.

5- Konkordato türleri 3’e ayrılmaktadır.

-Adi Konkordato

-İflastan Sonra Konkordato

-Mal varlığı tasfiyesi konkordato

En çok uygulanan konkordato türü Adi Konkordato. Adi konkordatoda kendi arasında

a-) tenzilat,

b-) vade,

c-) tenzilat ve vade konkordatosu olmak üzere arasında 3 e ayrılıyor.

Vade ve Tenzilat konkordatosu Türkiye’ye özgü bir uygulamadır.

Konkordato firması borca batık değil ise, tenzilat isteyemez lakin uygulamada vade ve tenzilat uygulanmaktadır.

Mahkeme, alacaklılar faiz talep etmese de resen faiz kararı verebilir.

6- Konkordato sürecine bankalar yanaşmıyor, çünkü bankalar “ben krediyi şirketin finansal tablolarına değil, ortağın mal varlığına ve kefaletine verdiğimden dolayı konkordato süreci beni ilgilendirmez” diyebiliyor.

7- Konkordato’da alacaklılar fedakarlık yapıyor, çalışanlar firmaya borç verenler fedakarlık yapıyor ama firma sahiplerinin fedakarlığı konusunda belirgin bir husus yok, maalesef kanunda bu konuya ilişkin bir yer verilmemiştir.

8- Konkordato sürecinin maliyetleri günden güne artıyor.

9- Konkordato ilan eden bir firmaya icra uygulanamaz, lakin bu firmaya mal veren firmalar için icra işlemleri durmaz. Bu sebeple gerekli düzenlemeler yapılmadığı için konkordatoya başvuru yapmış ve bu sürece girmiş firmaya mal satan firmalar, finansal darboğaza girebiliyorlar. Bu konuda herhangi bir düzenleme olmaması tedarikçi firmaları zor duruma bırakmaktadır.

10- Konkordato sürecinde ön projeye konu olan alacaklar ile alakalı olarak komiser tarafından alacaklılar toplantısı yapılmaktadır. Ön projede gözüken bakiyeler için mutabık kalınmadığı takdirde, tedarikçi firma alacakları için dava açmaktadır. Şuan mahkemelerde konkordato ilan eden firmalara açılan bir çok dava vardır.

11- Konkordato ilan eden birçok firma süreç içinde pişmanlık yaşamaktadır. Birçok firma umduğunu bulamadı. Konkordato sürecine girmeleri ile ciddi bir güven kaybı yaşamaları, konkordato sürecinde vadeli alınması gereken birçok ürünü peşin olarak almaları sürece giren firmalarda finansal dar boğazı artırmıştır.  Bir yandan komiserler, bir yandan avukatlar, bir yandan tedarikçi firmalar, hesap verilecek kişi ve kurumların artması sebebiyle yönetimsel sıkıntılar doğmuştur. Özellikle tedarik finansman sürecindeki sıkıntıların artması firmaları zorlamaktadır. Komiserler birçok durumu hakime danışarak karar vermektedirler ve hakimler de kendisine danışılan konularda devamlı bilirkişi ataması (gayrı menkul değer tespiti, araç değer tespiti) yapması sürecin yavaşlaması ve maliyetlerinin artmasına sebep olmaktadır.

Konkordato sürecine giren firmalar pişmanlık yaşarken bazı konularda da avantajları bulunmaktadır. Mesela zora düşen firma elindeki malları, araçları, demirbaş, makine parkuru, gayri menkul gibi sahip olduğu varlıkları konkordatodan önce alacaklılara vermeye çalıştığında, firmalar elinin tersi ile itip kabul etmiyor ya da piyasa değerinden daha düşük teklif ediyordu, lakin konkordato sürecine girildikten sonra alacaklarını kurtarmak için fazlasına dahi olsa kabul ediyor ve elde bulunan varlıklar icra durduğu için daha kolay elden çıkarılabiliyor.  İş-Kur Ücret Garanti fonundan çalışan işçilerin 3 aylık maaşlarının ödemesi yapılması firmayı kısa sürede olsa işçilik maliyetleri konusunda nefes aldırmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalarda konkordato süreci ile alakalı olarak olumlu ve olumsuz durumlar hakkında kısaca bilgiler verilmiştir. Konkordato ilan edecek firmaların bir kez daha finansman durumlarını, tedarik süreçlerini, kredi durumlarını, mal varlıklarını, ortaklık ve yönetim kadrolarını, tüm aktif ve pasif değerlerini kontrol ederek son kararlarını sağlıklı bir şekilde vermesi gerektiği görülmektedir. Konkordato sürecine girildiğinde, şirketin yönetim kurulunun organizasyonu sağlıklı bir şekilde yapması halinde, yaşanacak güven kaybının önüne geçerek, bu süreci sağlıklı ve kontrollü şekilde oluşmasını sağlayacaktır. Konkordato ilan eden firmanın tekrar eski ticari yaşantısına geçerek kuruluş aşamasında atfettiği gibi süreklilik ilkesine uyması sağlanacaktır.

Konkartado iflasın diğer bir yansıması olmamakla beraber, yeniden yapılanmanın bir müessesesi olduğundan ve bu sürecin ticari hayata tekrar katılacak olan tüm firmalarda yaratacağı olumlu etkileri göreceğimize ülke olarak inanıyoruz. 

SMMM Faruk KOLÇAK, SMMM Yetkin BELCİ

 

Kaynakça

65 Soruda Konkordato Nedir? İSMMMO Ticaret Komitesi Çalışma Kitabı

İSMMMO Hukuki Yönleriyle Kondordato Semineri Notları

İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 7101 sayılı Kanun

Prof.Dr. Özgür ÇATIKKAŞ, Marmara Üniversitesi, Mali Yönleriyle Konkordato Eğitimi Notları

Dr. Evren KILIÇOĞLU, Marmara Üniversitesi, Hukuki Yönleriyle Konkordato Eğitimi Notları

Doç.Dr. Hakan TAŞTAN, Okan Üniversitesi, VIII. Türkiye Muhasebe Uzmanlığı Kongresi,

Share.

About Author

Yorum Bırak