Hükümetten akaryakıt ÖTV’sinde önemli düzenleme / Osman Arıoğlu

Google+ LinkedIn +

Resmi Gazete’nin 17 Mayıs 2018 tarihli sayısında yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile akaryakıttan alınan Özel Tüketim Vergisi’nde (ÖTV) yeni bir sisteme geçiliyor. Sistem ana hatlarıyla şöyle işleyecek: Akaryakıt fiyatlarında gerek uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarındaki artış gerekse içeride döviz kurlarındaki artış nedeniyle uygulanması gereken fiyat artışını yapmamak üzere Özel Tüketim Vergisi tutarlarında indirime gidilmesini öngörüyor.

Tersi bir durum olduğunda, yani gerek uluslararası piyasalardaki petrol fiyatlarında azalma olması gerekse döviz kurlarındaki Türk Lirası lehine değişmeler nedeniyle bir fiyat indirimi gerekli olması durumunda da fiyat indirimi yerine ÖTV tutarları artırılmak suretiyle işlem yapılacak. Ancak kararnameye göre ÖTV tutarlarındaki artırımda bir üst sınır olacak. Bu sınır kararnamenin yayınlandığı tarih olan 17 Mayıs 2018 tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ÖTV tutarları olacak. Şayet, uluslararası petrol fiyatlarında azalış veya döviz kurundaki TL lehine gelişmeler sonucu akaryakıt fiyatlarına yansıtılması gereken indirimi karşılayacak ÖTV artışının anılan tarihteki tutarları aşması gerekiyorsa yapılacak ÖTV artırımı 17 Mayıs’ta yürürlükte bulunan tutarlarla sınırlı kalacak. Kalan kısmın ise fiyatlara indirim olarak yansıtılması gerekecek.

DOLAYLI VERGİLERİN PAYI

Akaryakıt üzerindeki Özel Tüketim Vergisi öteden beri üzerinde konuşulan, tartışılan ve çoğu zaman vergiler nedeniyle Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının önemli ölçüde yüksek olduğundan bahsedilen bir durumdur. Oysa işin gerçeği akaryakıt üzerindeki Özel Tüketim Vergisi akaryakıt ürün çeşidine göre maktu olarak belirlenmiştir. Kolay bir anlatımla akaryakıt fiyatındaki değişme ÖTV’den kaynaklanmaktadır. Örneğin benzinin litre fiyatı 4 TL iken de aynı, benzin 5.50 TL iken de aynı tutardadır. Oransal olarak baktığımızda ise kur ve petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle akaryakıt ürünlerindeki fiyat artışları sonucunda Özel Tüketim Vergisi yükünün oransal anlamda azaldığını söyleyebiliriz. 

Öteden beri eleştiri konusu yapıldığı üzere, akaryakıt ürünlerinin fiyatları içerisinde Özel Tüketim Vergisi hatırı sayılır bir yük oluşturmaktadır. Ancak gerek çiftçiye yapılan mazot desteği gerekse diğer teşviklerle bu yükün nihai kullanıcı dışında tarım ve sanayideki olumsuz etkileri giderilmeye çalışılmıştır. Ancak tasarruf açığı bulunan, yatırım ve sanayisini güçlendirmek için müteşebbis üzerindeki vergi yükünü gelişmiş ülkeler seviyesinin altında tutması gereken bir ülkede, kamu finansmanını sağlamak bakımından gerekli vergi gelirlerinin biraz da tüketim üzerinden alınan dolaylı vergilere yüklenilmesi bir zarurettir. Ne zaman ki tasarruf seviyesi yeterli düzeylere gelir, sanayi ve gelişmişlikte Türkiye’nin sırası yükselir, o zaman vergi gelirleri içerisinde dolaylı vergilerin payının daha da azaltılması gerçekçi bir durum olacaktır.

YENİ VERGİ YAPILANDIRMASI

Akaryakıt üzerindeki vergi tutarları uzunca bir süredir aynı tutarlardadır. Bir örnek verecek olursak: 98 oktan kurşunsuz benzinin litresinden alınan ÖTV tutarı 8 Eylül 2016 tarihinden bu yana 2,4985 TL olup bugüne kadar aynı kalmıştır. Ancak akaryakıt fiyatlarında petrol fiyatı veya döviz kuru nedeniyle oluşan her artışta, sanki akaryakıt fiyat artışı vergi nedeniyle gerçekleşmiş gibi bir algı içine girilebilmektedir. Yapılan bu düzenleme ile döviz kurlarındaki önemli artışın ve en son ABD-İran gerilimi nedeniyle uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde oluşturacağı baskıyı azaltmak anlamında faydalı olacaktır. Yapılacak indirimlerin vergi gelirlerinde oluşturacağı etki ise yeni vergi yapılandırması ile telafi edilebilecektir.

İTO Haber

 

Share.

About Author

Yorum Bırak