Yılsonu – yılbaşı uyarıları / Recep BIYIK

Google+ LinkedIn +

İçinde bulunduğumuz günlerde vergicilerin gündeminde çoğunlukla yılsonu kapanış işlemleri ve yeni yılın planlamaları olmalı. Bir taraftan 2017 defterleri kapatılıyor, bir taraftan beyan dönemi yaklaşırken beyanname hazırlıkları yapılıyor. Dönemin yoğunluğunu dikkate alarak, yılsonu / yılbaşı için bazı uyarılar yapmakta yarar gördüm. Hepsi bilinen konular ama hatırlamakta ve bir kere daha bazı konuları gözden geçirmekte yarar var.

– Defterlerin yazdırılması

Fiziki ortamda defter tutanlar için, kayıtların yasal süresinde yapılmamasının ve defterlerin yazdırılmamasının önemli sonuçları olabiliyor. Başta usulsüzlük cezası ve katma değer vergisi indiriminin reddi riskleriyle karşılaşmamak için, defterlerin tamamlanarak yazdırılması ihmal edilmemeli.

– Taşınmaz ve iştirak satış kazancının fon hesabına alınması

En az iki yıl süreyle elde tutulan taşınmaz ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar için yararlanılabilen istisna, diğer koşullar yanında, satıştan elde edilen kazancın istisna kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması koşuluna bağlı. 2017 yılında taşınmaz veya iştirak hissesi satıp istisnadan yararlanacak olan kurumların; kazancın istisna olacak kısmını 25 Nisan 2018 tarihine kadar fon hesabına almaları gerekiyor. Daha zaman var ama ertelememekte de yarar var.

– Yurt dışı kazançların Türkiye’ye transferi

Yurt dışı iştirak kazançları ve yurt dışı şube kazançları, bazı koşullar yerine gelmişse, kurumlar vergisinden istisna. Bu koşullardan birisi de söz konusu kazançların, beyanname verme süresi içinde Türkiye’ye transfer edilmiş olması. 2017 yılında yurt dışı iştirak kazancı veya yurt dışı şube kazancı elde eden kurumların, istisnadan yararlanabilmesi için, elde ettikleri kazancı, 25 Nisan 2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer etmiş olmaları gerekiyor.

– Yurt dışı inşaat ve onarma işlerinden sağlanan kazançların konsolide edilmesi

Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar, başka bir koşul aranmaksızın kurumlar vergisinden istisna. Kazancın Türkiye’ye getirilmesi zorunlu değil. Kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi yeterli. Gerekli kayıtların zamanında yapılması atlanmamalı.

– Çalışanlara yapılacak temettü ödemeleri

Çalışanlarına 2017 yılı kurum kazancı üzerinden kâr payı, prim veya ikramiye ödeyecek kurumların, söz konusu tutarları 2017 yılı kazancından indirebilmeleri için bu ödemeleri 25 Nisan 2018 tarihine kadar personelin hesabına yatırmaları gerekiyor. Zaman var ama süreç şimdiden planlanmalı.

– Geç gelen faturalar

Katma Değer Vergisi Kanunu’nu gereği, kural olarak indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılıyla sınırlı. Bu nedenle, 2017 yılına ilişkin faturaların kayıt süreleri içinde toplanması ve defterlere kaydedilmesi indirim için önemli. Elde olmayan nedenlerle, işletmeye yasal defterler kapandıktan sonra gelen faturalar olursa, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi olanağını kaybetmiş olabiliriz. Bu durumda, söz konusu faturalarda yer alan KDV dahil tutarı 2018 yılı defterlerine geçmiş dönem gideri olarak kayda almakta ve 2017 yılı beyannamesinde diğer indirimler satırına yazarak matrahın tespitinde dikkate almakta bir sakınca yok.

Faturada yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılması veya gider yazılmasının bir tercih olmadığını, elde olmayan nedenlerle geç alınan ve ilgili yılın defterlerine kayıt olanağı olmayan durumlarla sınırlı olarak vergiyi gider yazma olanağı olduğunu unutmamalıyız.

Şüpheli alacaklar

Ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili alacaklardan, dava veya icra aşamasında olanlar için karşılık ayrılabiliyor, ayrılan karşılık da vergi matrahının hesaplanmasında dikkate alınabiliyor. Öte yandan, daha önce karşılık ayrılan şüpheli alacaklardan tahsil edilen olursa, bu tutar da gelir kaydediliyor.

Bu açıklamalar çerçevesinde;

– 2017 yılında şüpheli hale gelen alacak varsa bu alacaklar için 2017 bilançosunda karşılık ayrılması,

– 2017 öncesinde karşılık ayrılan şüpheli alacaklardan tahsil edilen varsa, bu tutarların gelir yazılması,

– Daha önce karşılık ayrılan şüpheli alacaklardan tahsili olanaksız hale gelen kısım varsa, bu tutarların değersiz alacak olarak değerlendirilmesi ve kayıtlardan usulünce çıkartılması,
gerekiyor.

Bütün bu işlemlerin son bir kere kontrol edilmesi ve zamanında gerekli kayıt ve işlemlerin yapılmasına dikkat.

Yenileme fonu
Vergi Usul Kanunu’na göre, sabit kıymetlerin satışından elde edilen kâr, istenirse yeni sabit kıymet alımında kullanılmak üzere, üç yıl süreyle bir karşılık hesabında bekletilebiliyor. Bunun için sabit kıymetin yenilenmesinin zorunlu olması veya işletmeyi yönetenlerce bu konuda karar verilmiş olması gerekiyor.

Yöneticilerin karar vermesi için belirlenmiş bir süre sınırı yok. Satıştan önce karar verilebileceği gibi, beyannameyi verme süresinin sonuna kadar işlemin yapılıp bilançoda karşılık ayrılması da mümkün. Bu çerçevede, 2017 yılında sabit kıymet satıp yenilemek isteyenlerin, zamanında yenilemeye ilişkin bir yönetim kurulu kararı almalarını ve satıştan doğan kârı bilançoda açılacak bir fon hesabına koymalarını öneririm.

Yenileme fonuna alınmış kârın üç yıl içinde kullanılmamış olması durumunda, üçüncü yılın vergi matrahına eklenmesi gerekiyor. Üç yıl önce ayrılmış yenileme fonu olan ve bu fonu kullanmayan işletmelerin, söz konusu kârı vergi matrahına eklemeyi unutmamaları gerekiyor.

Peşin ödenen giderler ve peşin tahsil edilen gelirler

Vergi Usul Kanunu gereği;

– 2017 döneminde ödenen gelecek yıllara ilişkin giderlerin bu yıl giderlerinden çıkartılarak aktifleştirilmesi,

– Daha önceki yıllarda ödenip peşin ödenen giderler içinde yer alan giderlerden 2017 yılına ilişkin olanlarının alınıp cari yıl giderlerine atılması,

– 2017 yılında tahsil edilen gelecek yıllara ilişkin gelirlerin pasifleştirilmek suretiyle bu yıl gelirlerinden çıkartılması,

– Daha önceki yıllarda peşin tahsil edilen gelirler hesabında bulunan ve 2017 yılı geliri olan kısmın bu hesaptan alınarak cari dönem hasılatına eklenmesi,
unutulmamalı.

Bu işlemlerin yapılmaması durumunda dönemsellik ilkesi uygulanmamış olacak, verginin erken veya geç tahakkuku yapılmış olacaktır. Erken tahakkukun verginin erken ödenmesine yol açacağı için sadece ekonomik sonuçları olabilir ancak verginin geç tahakkuku ceza ve faiz riski doğuracaktır.

Finansman giderleri

Uzun bir konu ama özetle ifade etmek gerekirse;

– Satın alınan mallarla ilgili finansman giderlerinin, malın işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kısmının mal maliyetlerine eklenmesi,

– Satın alınan sabit kıymetlerle ilgili finansman giderlerinden, sabit kıymetin iktisap edildiği dönemin sonuna kadar olan kısmının sabit kıymet maliyetlerine eklenmesi,

gerekiyor. Daha sonra doğrudan gider yazmak veya maliyetlere atmak konusunda serbestçe karar verilebiliyor.

Yılsonu itibariyle, mal maliyetlerinin doğru tespit edilip edilmediğine, finansman giderlerinin doğru giderleştirilip giderleştirilmediğine son bir bakmakta yarar var.

Vadeli mevduat ve vadesi gelmemiş kredilerin faizleri

Vergi Usul Kanunu gereği, mevduat veya kredi sözleşmelerine dayanan alacak veya borçlar, değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınmaktadır.

Bu düzenleme gereği;

– Bankalardaki vadeli mevduat hesaplarının dönem sonu itibariyle hesaplanan faiz tutarlarının gelir kaydı,

– Kullanılan banka kredileri ile ilgili olarak dönem sonuna kadar oluşan faiz tutarının gider kaydedilmesi,
unutulmamalı.

Dokümantasyon

Vergi uygulamalarında dokümantasyon zaman zaman işin esası kadar önemli olabiliyor. Genel olarak dokümantasyon konusuna girmeyeceğim ama kısaca;

– Yıllık beyannamede stopaj mahsubu yapacak olanların veya mahsup edemedikleri stopaj tutarının iadesini talep edeceklerin, söz konusu kesintilere,

– Yurt dışında elde edilerek Türkiye’de kazanca dahil edilen kazançlar üzerinden yurt dışında ödenen verginin, Türkiye’de hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu söz konusu olacaksa, yurt dışında ödenen vergilere,

– Yurt dışında zarar eden şubesi veya işyeri bulunan kurumların, bu iş yerlerine ilişkin zararı yurt içinde elde ettikleri kazançlarından mahsup edeceklerse, söz konusu zararlara,
ilişkin dokümantasyon hazırlıklarına zaman kaybetmeden başlamasında yarar olduğunu hatırlatmak isterim.

Dünya I 17.01.2018

Share.

About Author

Yorum Bırak