Varlık barışı fırsatı kaçmasın

Google+ LinkedIn +

6736 sayılı Yasa’nın 7. maddesinde düzenlenen ve kısaca ‘Varlık Barışı’ olarak ifade edilen düzenleme bu ay sonunda yürürlükten kalkacak.

6736 sayılı Kanun’da süre 31.12.2016 olarak belirlenmiş, ancak, Bakanlar Kurulu’na altı aya kadar uzatma yetkisi verilmişti. Bu yetki kullanılarak da uygulama 30.06.2017’ye kadar uzatılmıştı.

Şimdi bu konuda tekrar bir uzatma ancak kanuni düzenleme ile mümkün olabilecek. Meclis’in 15 Temmuz’a kadar tatil olduğu dikkate alındığında kanun çıkararak mevcut düzenlemenin uzatılamayacağı aşikâr. OHAL kararnamesi ile düzenleme yapılmasını da uzak bir ihtimal olarak görüyor ve ayrıca, naçizane tavsiye de etmiyorum.

Bir fil daha isteriz

Değerli okurlar, komik gelecek ama Maliye Bakanımıza, Aralık öncesinde, benim de bulunduğum bir toplantıda, iş adamları konuya ilişkin taleplerini iletirlerken, 6736 sayılı yasada mali bir yük olmamasının tereddüt ve tedirginlik yarattığı, bir miktar vergi alınmasının tedirginliği gidereceği ifade edilmişti.

Bizim beklentimiz, bu yasanın uygulaması bittiğinde, yeni bir yasa ile ileride bu konu tekrar (düzenlenir mi, ne zaman düzenlenir bilinmez) düzenlendiğinde, çok büyük bir ihtimalle, bu kez ‘tedirginliği’ gidermek için bir miktar vergi yükü de getirilecek. Bu nedenle de, bu ay sonuna kadar mali külfeti olmayan bu uygulamanın gelecek sefere bir mali külfetinin de olabileceği hesaba katılmalı.

Yurt dışındaki bankaların talepleri

Bilgi değişim süreci henüz başlamamış olmasına rağmen, şu an bir kısım ülkelerde, bankalar hesap sahiplerinden, hesaplarındaki paralarla ilgili her türlü yasal yükümlülüklerinin yerine getirildiğine dair yazılı beyanlar talep ediyor ve bu beyanlarının muhasebecileri veya avukatlarınca da konfirme edilmesini istiyorlar.

Diğer bir deyişle, yurt dışı hesaplarda tutulan değerle, girişler, çıkışlar, hesap açma, kapama, havale vb. artık çok sayıda formalite ve beyana tabi hale geldi.

Yeni düzenleme yapılırken dikkate alınması gereken konular

Daha önceki yazımda açıkta kalan ‘kur farkı’ ve ‘değerleme’ sorununa değinmiştim. Bunun yanında başka bazı hususların da yeni yapılacak kanun düzenlemesinde de ele alınmasında fayda var. Yeni düzenleme yapılırsa, tebliğ ile getirilen bazı açıklamalar da kanunda yerini bulur ve ‘tedirginlikler’ daha kuvvetle giderilmiş olur.

– Offshore şirketler vasıtasıyla elde bulunan varlıkların,

– Trust veya vakıf (foundation-stiftung) vasıtasıyla elde tutulan varlıkların,

– Yurt dışında sahip olunan hayat vb. sigorta poliçeleri şeklinde elde tutulan varlıkların da Türkiye’de kayıt altına alınmasını sağlayacak bir düzenlemeye ihtiyaç var gibi duruyor.

Dünya Gazetesi 23.06.2017

Share.

About Author

Yorum Bırak