Kısmi Tevkifata Tabi İşlemlerden Doğan KDV İadesi – 14. Bölüm / Dr. İsmail PAMUK – Barbaros SOYLU

Google+ LinkedIn +

6-Tevkifat Uygulamasıyla İlgili Ortak Hususlar

6.1-Kısmi Tevfikat

Belirlenmiş alıcıların, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki teslim ve hizmetlerinde hesaplanan KDV, alıcıların durumuna bakılmaksızın, tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak, bu durum profesyonel spor kulüplerince (şirketleşenler dahil), belirlenmiş alıcılara yapılan teslim ve hizmetlerde geçerli değildir.

Ayrıca, KDVK m. 11/1-c ve geçici m. 17 kapsamındaki teslimlerde ve KDVK uyarınca KDV’den istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu değildir.

Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000-TL’yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmaz. Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılır.

Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamaz, aynı işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde tevkifat yapılır.

Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arz ettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlemler yapılır.

Konu hakkında verilmiş özelgeler aşağıda özetlenmiştir.

Özelge: Aynı alıcının değişik şubelerine yapılacak teslimlerinin KDV tevkifatına tabi olup olmadığının tespitinde farklı şubelere yapılan teslimlerinin birbirinden bağımsız teslimler olarak değerlendirilmesi mümkün değildir (İstanbul VDB Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğü’nün 05/09/2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.9-1474 sayılı özelgesi).

Özelge: Katı atıklarının bertaraf edilmesi için yapılan 1 (bir) yıl süreli hizmet alımı sözleşmesinin süreklilik arz etmesi nedeniyle, aynı işleme ilişkin haftalık olarak faturalandırılan hizmete ait bedellerin aylık toplamı dikkate alınarak işlem tesis edilmesi, toplamda 1.000-TL’yi aşması durumunda tevkifata tabi tutulması gerekmektedir (Uşak Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’nün 30/04/2015 tarihli ve 52796708-130-3 sayılı özelgesi).

Özelge: Aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait değişik araçlara aynı gün içinde verilen bakım onarım hizmetinin KDV tevkifatına tabi olup olmadığının tespitinde, verilen hizmetin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilebilmesi mümkün bulunmadığından, bir kamu kurum veya kuruluşuna ait değişik araçlara aynı gün içinde verilen bakım-onarım hizmetine ait bedellerin toplamı üzerinden tevkifat uygulanacaktır (Ankara VDB Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü’nün 05/09/2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-2:2009-14009-77-684 sayılı özelgesi).

Özelge: Fason iplik büküm hizmetinin kısım kısım verilmesi hususunda mutabık kalınmış ise KDV dahil 1.000-TL’lik alt sınırın her bir kısım hizmet bedeli için ayrı ayrı dikkate alınması; büküm hizmetinin parçalara ayrılmayacak şekilde bir bütün olarak verilmesi halinde ise KDV dahil 1.000-TL’lik alt sınırın bütünlük arz eden işlem bedelinin tamamı için dikkate alınması gerekmektedir Malların muhtelif sevk irsaliyeleri ile sevk edilmesinin bu uygulamaya bir etkisi bulunmamaktadır (Denizli VDB Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü’nün 10/08/2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.20.15.01-130[9-2012/379]-465 sayılı özelgesi).

Özelge: Servis taşımacılığı hizmeti için aylık vergilendirme dönemleri itibariyle kısım kısım verilebilen taşıma hizmetine ilişkin düzenlenen faturalardaki KDV dahil bedelin aylık olarak dikkate alınması ve aylık 1.000-TL’lik sınırı aşması halinde söz konusu işlemler üzerinden tevkifat yapılması gerekmektedir (Bolu Valiliği Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’nün 14/08/2013 tarihli ve 68509125-kdv-600-6 sayılı özelgesi).

Özelge: Aynı firmanın farklı şubelerine düzenlenen terzi tadilat faturalarının tevkifat alt sınırının hesabında ayrı ayrı dikkate alınması mümkün değildir. Bu çerçevede, firma ile yapılan 1 (bir) yıl süreli sözleşme kapsamında sunulan hizmet süreklilik arz ettiğinden ve aynı işleme ilişkin günlük olarak faturalandırılan hizmet bedellerinin toplamı dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerektiğinden, söz konusu hizmet bedellerinin aylık toplamının 1.000-TL’yi aştığı göz önünde bulundurularak günlük olarak düzenlenen faturalardaki bedellerin tevkifata tabi tutulması gerekmektedir (Samsun VDB Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü’nün 16/01/2019 tarihli ve 36062021-130[09-2018/ÖZE-]-E.4059 sayılı özelgesi).

6.2-Belge Düzeni

Tevkifata tabi işlemler dolayısıyla satıcılar tarafından düzenlenecek belgelerde; “İşlem Bedeli”, “Hesaplanan KDV”, “Tevkifat Oranı”, “Alıcı Tarafından Tevkif Edilecek KDV Tutarı”, “Tevkifat Dahil Toplam Tutar” ve “Tevkifattan Sonra Tahsil Edilmesi Gereken Toplam Bedel (Tevkifat Hariç Toplam Tutar)” ayrıca gösterilir.

Bu fatura satıcı açısından, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’ye tevkifat uygulandığını tevsik eden belge mahiyetini de taşımaktadır.

Faturaya, borçlanılan miktar olarak rakam ve yazı ile tevkifattan sonra kalan tutar yazılır.

Örnek: KDV hariç 3.000-TL tutarındaki % 18 oranında KDV’ye tabi bir işlem (5/10) oranında KDV tevkifatına tabidir. Bu işleme ait fatura aşağıdaki şekilde düzenlenecektir:

İşlem Bedeli : 3.000-TL
Hesaplanan KDV : 540-TL
Tevkifat Oranı : 5/10
Alıcı tarafından Tevkif Edilecek KDV : 270-TL
Tevkifat Dahil Toplam Tutar : 3.540-TL
Tevkifat Hariç Toplam Tutar : 3.270-TL
Yalnız Üçbinikiyüzyetmiş TL’dir.

 

Tevkifata tabi tutulan işlemlerle tevkifat uygulaması kapsamında bulunmayan işlemlerin birlikte yapılması halinde bu işlemlerin tek fatura ile belgelendirilmesi mümkündür.

Bu durumda, tevkifata tabi işlem bedeli ve bu bedel üzerinden hesaplanan KDV ile tevkif edilen KDV tutarı fatura üzerinde ayrıca gösterilir. Bu şekilde yapılan faturalamalarda da tevkifat uygulaması kapsamındaki işlem bedelinin KDV dahil tutarının 1.000-TL’lik alt sınırı aşıp aşmadığı dikkate alınır, aşmıyorsa tevkifat uygulanmaz.

Konu hakkında verilmiş özelge aşağıda özetlenmiştir.

Özelge: Tevkifatlı olarak düzenlenecek faturaya, borçlanılan miktar olarak rakam ve yazı ile tevkifattan sonra kalan tutarın yazılması gerekmektedir (Kocaeli VDB Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü’nün 02/08/2013 tarihli ve 93767041-130[9-2012/57]-149 sayılı özelgesi).

6.3-Beyannamenin Düzenlenmesi

6.3.1-Alıcıların Beyanı

Tevkifata tabi tutulan KDV, alıcılar tarafından (genel bütçeli idareler hariç), tevkifata tabi işlemin vuku bulduğu tarihi içine alan vergilendirme dönemine ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir ve ödenir. 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel olmadığından, bu durumda da genel bütçeli idareler tarafından tevkif edilen vergiler, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenir.

2 No.lu KDV beyannamesinin “Genel Bilgiler” kulakçığında vergi sorumlusu mükellefe ait sicil bilgilerinin doldurulmasına ilişkin satırlar yer almaktadır. Tevkifat yapan mükellefler, “Vergi Sorumlusuna Ait Sicil Bilgilerini” kapsayan satırlara kendi sicil bilgilerini yazarlar.

“Kesinti Yapılan Satıcılar” kulakçığında ise her bir kesinti yapılan mükellef itibarıyla, tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemleri yapan (satıcı) mükellefle ilgili kimlik bilgileri, tevkifata tabi işleme ait matrah ve tevkifat tutarına ilişkin kayıt yapılır.

“Vergi Bildirimi” kulakçığının, “Tam Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim” tablosunda, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamının alıcı tarafından tevkif edildiği işlemler beyan edilir. Tablonun “İşlem Türü” alanı, bu alana ilişkin işlem türü listesinden seçim yapılmak suretiyle doldurulur. “Matrah” alanına, işlemin KDV hariç bedeli, “Oran” alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı girilir. Alıcı tarafından tevkif edilen KDV tutarını gösteren “Vergi” alanı, e-beyanname programı tarafından hesaplanmaktadır.

Söz konusu kulakçığın “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim” tablosunda ise Maliye Bakanlığınca kısmi tevkifat uygulaması kapsamına alınması uygun görülen ve işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV tutarının tamamının değil, alıcı tarafından tevkif edilen kısmının beyanı yapılır. “Matrah” alanına işlemin KDV hariç bedeli, “Oran” alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı, “Tevkifat Oranı” alanına beyanı yapılan işlem için öngörülmüş alıcıların yapacağı tevkifat oranı yazılır. İşlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’ye tevkifat oranının uygulanması suretiyle bulunan ve alıcı tarafından tevkif edilen tutarı gösteren “Vergi” alanı, e-beyanname programı tarafından hesaplanmaktadır.

KDVK m. 9/1 kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının ikmalen veya resen tarh edilerek vergi ziyaı cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir.

Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş ve Hazineye ödenmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve Hazineye ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizi alıcıdan aranır.

Söz konusu vergi satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan aranır.

6.3.2-Satıcıların Beyanı

Kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemleri yapan mükelleflerin beyanına ilişkin olarak, ilgili dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin iki ayrı bölümüne kayıt yapılır. Birinci kayıt, “Matrah” kulakçığında “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler” tablosuna; ikinci kayıt “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablosuna yapılır.

Öncelikle, “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler” tablosunun “İşlem Türü” alanı, bu alana ilişkin işlem türü listesinden seçim yapılmak suretiyle doldurulur. “Matrah” alanına kısmi tevkifat uygulanan işleme ait bedel (KDV hariç) tam olarak yazılır. “Oran” alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı, “Tevkifat Oranı” alanına ise tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcı için öngörülen tevkifat oranı (alıcının uygulayacağı tevkifat oranı) yazılır.

“Vergi” alanı, tevkifat oranının tersi alınarak beyanname programı tarafından hesaplanmaktadır. Buna göre, “Vergi” alanında, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tevkifata tabi tutulmayan kısmı yer alır.

Daha sonra, “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablosunda “İşlem Türü” listesinden, yapılan işleme ait “Kod” seçilir.

“Teslim ve Hizmet Tutarı” alanına, işleme ait bedelin (KDV hariç) tamamı yazılır. Bu alana yazılan tutar, beyanı yapılan işlem ile ilgili olarak “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler” tablosunun “Matrah” alanına yazılan tutarla aynı olmalıdır.

“İadeye Konu Olan KDV” alanına, alıcı tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutar yazılır.

Tevkifat uygulaması nedeniyle iade almak istemeyen mükellefler bu tabloya kayıt yapmazlar.

Beyannamenin usulüne uygun olarak doldurulmasından sonra “Sonuç Hesapları” kulakçığında yer alan “İade Edilmesi Gereken KDV” satırındaki tutarın bu uygulamadan kaynaklanan kısmı, talep edilmesi halinde KDVGUT’nde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, mükellefe iade edilir.

6.4-Düzeltme İşlemleri

Tevkifat kapsamına alınan işlemlerde ortaya çıkan mal iadeleri ve matrah değişiklikleri ile ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılması gerekmektedir.

6.4.1-Mal İadeleri

Mal iadelerinde düzeltme, işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tevkifata tabi tutulmayan kısmı üzerinden gerçekleştirilir.

Örnek: Yün toptancısı (A), 15/04/2021 tarihinde tekstil firması (B)’ye 50.000-TL karşılığında yün teslim etmiş, hesaplanan (50.000 x 0,08=) 4.000-TL KDV’nin (4.000 x 0,10 = ) 400 TL’lik kısmı (A)’ya ödenmiş ve onun tarafından beyan edilmiş, (4.000 x 0,90=) 3.600-TL’lik kısmı ise (B) tarafından tevkifata tabi tutulmuş ve Nisan/2021 dönemi beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilmiştir.

İşleme ilişkin fatura (B) tarafından 17/04/2021 tarihinde yasal kayıtlara alınmıştır. (B), (A)’ya ödediği 400-TL ile sorumlu sıfatıyla beyan ettiği 3.600-TL’yi Nisan/2021 dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapmıştır.

Söz konusu yünün (1/5)’i 10/6/2021 tarihinde (A)’ya iade edilmiştir.

Bu durumda (B), (A)’dan 10.080-TL geri alacak, mal iadesinin gerçekleştiği dönemde, 80-TL’yi 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.

(A) ise, aynı dönemde 80-TL’yi l No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.

Bu işlemler nedeniyle defter kayıtlarında KDV’nin sadece tevkifata tabi tutulmayan 80-TL’lik kısmı için düzeltme işlemi yapılacak, tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilmiş ve indirim konusu yapılmış olan tutar için düzeltme işlemi yapılmayacaktır.

Tevkifat uygulaması kapsamında bulunan hizmetlerde düzeltme, ifa edilen hizmetin iadesi söz konusu olmayacağından, faturanın hizmetin ifasından önce düzenlendiği durumlarda hizmetten tamamen vazgeçilmesi ya da hizmetin sözleşme şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle işlemin matrahında bir değişiklik meydana gelmesi halinde yapılabilecektir.

6.4.2-Matrahta Değişiklik

Fiyat farkı, kur farkı ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlemin bedelinde sonradan bir artış ortaya çıkması halinde, bu artış ile ilgili olarak fatura düzenlenerek KDV hesaplanır ve hesaplanan KDV üzerinden (tevkifat alt sınırı dikkate alınmaksızın) tevkifat uygulanır. Bu şekilde işlem yapılabilmesi için fiyat farkı, kur farkı ve benzerinin ait olduğu asıl işleme ait KDV dahil bedelin tevkifat alt sınırını geçmiş ve tevkifata tabi tutulmuş olması gerekmektedir.

Alıcı lehine, ödemenin yapıldığı tarihte kur farkı oluşması halinde ise kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Böylece, matrahta oluşan azalma tutarı, tevkifata tabi tutulmayan KDV tutarı ile birlikte, satıcı tarafından alıcıya iade edilir. Ayrıca, söz konusu KDV tutarı alıcı tarafından 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir.

Malların kısmen iade edilmesi, hizmetin bir kısmının tamamlanmaması, malların ve hizmetin sözleşmede belirtilen evsafa uymaması ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlem bedelinde sonradan bir azalma meydana gelmişse, azalma miktarı ile ilgili olarak “Mal İadeleri” bölümünde yer alan açıklamalara göre işlem yapılır.

Örnek: Satıcı (A) Firması, (7/10) oranında tevkifata tabi bir işlem için alıcı (B) Firmasına, Nisan/2021 döneminde bu işle ilgili olarak 100.000TL’lik fatura düzenlemiş, faturada gösterilen (100.000 x 0,18=) 18.000-TL KDV’nin (18.000 x 0,30=) 5.400-TL’si (A)’ya ödenmiş, (18.000 x 0,70=) 12.600-TL’lik kısmı ise (B) tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilmiştir.

Satıcı (A), bu işin bir kısmını tamamlayamadığından bedelde 20.000-TL’lik bir azalma meydana gelmiştir.

2021/Mayıs döneminde ortaya çıkan bu değişiklik nedeniyle tarafların karşılıklı düzeltme yapması gerekmektedir.

Buna göre satıcı (A), alıcı (B)’ye 20.000-TL ile birlikte bu tutara ait (20.000 x 0,18=) 3.600-TL KDV’nin tevkifata tabi tutulmayan (3.600 x 0,30=) 1.080-TL’sini (toplam 21.080-TL) iade edecek, 2021/Nisan döneminde beyan ettiği 1.080 TL’yi 2021/Mayıs dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.

Alıcı (B) ise 2021/Nisan döneminde indirim konusu yaptığı 1.080-TL’yi, 2021/Mayıs döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.

Alıcı (B)’nin bu işlem nedeniyle tevkifata tabi tutarak beyan ettiği verginin, 20.000-TL’ye isabet eden kısmı olan (3.600 x 0,70=) 2.520-TL aynı zamanda indirim konusu yapılmış olduğundan, bir düzeltme işlemine konu olmayacaktır.

Konu hakkında verilmiş özelge aşağıda özetlenmiştir.

Özelge: Dövize endeksli ve tevkifata tabi bir yapım işi nedeniyle, lehe ortaya çıkan kur farkı nedeniyle düzenlenen faturada hesaplanan KDV üzerinden (tevkifat alt sınırı dikkate alınmaksızın) tevkifat uygulanacaktır. Kur farkı nedeniyle matrahta aleyhe değişiklik olması halinde ise, alıcının, azalan tutar ve bu tutara ilişkin tevkifata tabi tutulmayan KDV’yi içeren bir fatura düzenlemesi gerekmektedir (İstanbul VDB Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü’nün 26/08/2013 tarihli ve 11395140-105[229-2012/VUK-1-…]-1337 sayılı özelgesi).

6.5-Fazla veya Yersiz Tevkif Edilen Vergilerin İadesi

Fazla veya yersiz tevkif edilerek ödenen vergi bulunması halinde, gerek alıcı gerekse satıcının beyanlarının düzeltilmesi suretiyle işlemin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi gerekir.

Fazla veya yersiz tevkif edilen vergi, öncelikle tevkifatı yapan alıcı tarafından satıcıya iade edilir. Alıcının, fazla veya yersiz tevkif ettiği KDV tutarını satıcıya ödediğini gösterir belge ve satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısı ile birlikte başvurması halinde, fazla veya yersiz tevkif edilen vergi, bu vergiyi vergi dairesine beyan ederek ödeyen alıcıya iade edilir.

Tevkifata tabi olmadığı halde tevkifat uygulanan ve satıcı tarafından verginin tamamının beyan edildiği durumlarda, satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısının ibrazı aranmaz.

Tevkifata tabi olan ve tevkifata tabi tutulan, ancak satıcı tarafından verginin tamamının beyan edildiği durumlarda, satıcının düzeltmeyi yapmasından sonra, varsa önceki beyanı üzerine ödenen KDV’nin, söz konusu işlemle sınırlı kısmı satıcıya iade edilir. Dolayısıyla bu durumda alıcıya iade söz konusu olmaz.

Yapılacak iadelerde teminat, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ve Vergi İnceleme Raporu aranmaz.

Tevkifata tabi tutulan KDV’nin alıcı tarafından beyan edilmiş ancak ödenmemiş olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen bu vergi tahakkuktan terkin edilir.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe birimleri tarafından yapılan fazla veya yersiz tevkifatlar, satıcının beyanlarını düzelttiğini gösterir vergi dairesi yazısını ibraz etmesi üzerine ödemeyi yapan muhasebe birimlerince düzeltilir ve gereken durumlarda iade edilir.

Diğer taraftan fazla veya yersiz tevkif edilen KDV’nin alıcı tarafından beyan edilip ödenmiş olması halinde, alıcı ve satıcının yazılı talebi üzerine, alıcıya fazla veya yersiz ödenen KDV’nin iade edilmemesi kaydıyla, fazla veya yersiz tevkif edilen vergiye göre satıcının yapmış olduğu beyana ve bu beyana istinaden kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan iadeye ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, fazla veya yersiz KDV tevkif edildiğinin, satıcıya KDV iadesi yapılmadan önce anlaşılması halinde, fazla veya yersiz tevkifata ilişkin satıcıya KDV iadesi yapılmaz. Bu durumda işlemlerin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi gerekir.

Örnek: (A) Ltd. Şti., (B) İnşaat A.Ş.nden almış olduğu inşaat taahhüt hizmeti nedeniyle hesaplanan 400-TL KDV üzerinden tevkifata tabi olmadığı halde (4/10) oranında tevkifat yapmış ve tevkif etmiş olduğu 160-TL KDV’yi 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş ve vergi dairesine ödemiştir. (B) İnşaat A.Ş. ise hesaplanan KDV’nin tevkif edilmeyen 240-TL’lik kısmını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş ve tevkif edilen 160-TL KDV’nin 50-TL’sini iade almıştır. Ancak bu işlemle ilgili olarak tevkifat yapılmaması gerektiğinin sonradan anlaşılması durumunda, (A) Ltd. Şti. ile (B) İnşaat A.Ş.nin talep etmeleri halinde, (B) İnşaat A.Ş.nin KDV Beyannamesinde ve almış olduğu KDV iadesinde herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır. Ayrıca (A) Ltd. Şti.ne fazla ve yersiz tevkif ederek ödediği KDV’ye ilişkin de herhangi bir KDV iadesi yapılmayacaktır.

6.6-Tevkifata Tabi İşlemlerde KDV İadesine İlişkin Hususlar

Tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifat uygulanmayan KDV tutarını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması, alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV Beyannamesini vergi dairesine vermiş olması zorunludur.

İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şarttır.

Genel bütçe kapsamındaki idarelere yapılan işlemlerde ise hakedişin harcama yetkilisince onaylanmış olması gerekir. Bunlara yapılan işlemlerde, ayrıca beyan ve ödeme aranmaz.

İade olarak talep edilen tutar, işlemin bünyesine giren KDV değil, tevkif edilen KDV esas alınarak belirlenir. Diğer bir ifadeyle, iadesi talep edilecek tutar, tevkifata tabi tutulan işlem nedeniyle yüklenilen vergi tutarından bağımsız olarak tespit edilmektedir[1]. İadesi istenilen KDV, hiçbir surette tevkifata tabi tutulan KDV’den fazla olamaz.

Tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinde, vergi dairelerince;

-429 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen standart iade talep dilekçesi ve internet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listelere ait internet vergi dairesi liste alındısı,

-Tevkifatlı işlemlerin gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi,

-Tevkifat uygulanan işleme ilişkin satış faturalarının dökümünü gösteren liste,

aranacaktır.

İade talebinde bulunulabilmesi için iade tutarının yer aldığı, ilgili dönem KDV beyannamesi ve eki “Kısmi Tevkifat Uygulaması Kapsamındaki İşlemlere Ait Bildirim”in verilmiş olması zorunludur.

İade taleplerinde standart iade talep dilekçesinin yanı sıra iade hakkı doğuran işlem itibarıyla yukarıda belirtilen belgelerin ibrazı şarttır. Tevkifata tabi işlemlere ait satış faturası listesi ve indirilecek KDV listesi Gelir İdaresi Başkanlığınca öngörülen şekil ve içeriğe uygun olarak internet vergi dairesi aracılığıyla gönderilir. İnternet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listeler ayrıca kağıt ortamında vergi dairesine ibraz edilmez.

İade talepleri, yukarıda belirtilen belgeler tamamlanmadıkça hüküm ifade etmez.

Vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve/veya teminat ile yapılacak nakden iade talepleri, bunların eksiksiz ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanır.

Aynı şekilde, teminat veya YMM Raporu ile yapılacak mahsuben iade talepleri, diğer belgelerle birlikte bunların eksiksiz ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanır. VİR sonucuna göre sonuçlandırılacak mahsuben iade taleplerinde ise mahsup talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla iadeye hak kazanılır.

Mahsuben iade taleplerinde, KDVGUT’nin (I/C-2.1.5.2.1.) bölümünde yapılan açıklamalar da göz önünde bulundurulur.

YMM Raporunun arandığı hallerde, YMM raporlarına ilişkin limitlerde gümrük beyannameli mal ihracından kaynaklanan iade talepleri için öngörülen tutarlar geçerlidir.

KDVGUT’nin (IV/E) bölümündeki açıklamalar, tevkifat uygulamasından doğan iade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından da geçerlidir. Satıcının özel esaslara tabi olması halinde, tevkifatlı işlemlerinden doğan iade talepleri KDVGUT’nin (IV/E) bölümündeki açıklamalara göre yerine getirilecektir. Alıcının bu işlemle ilgili olarak tevkifat tutarını beyan etmesi ve ödemiş olması özel esaslar uygulanmasına engel değildir.

Alıcının, hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunanlardan tevkifat uygulayarak temin ettiği mal ya da hizmeti iade hakkı doğuran bir işlemde kullanması ve bu işleme ilişkin olarak iade talebinde bulunması halinde iade talebi, hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunanlardan alımlarda tevkifata tabi tutulan KDV’nin sorumlu sıfatıyla vergi dairesine nakden veya mahsuben ödenmiş olması kaydıyla, tevkifatlı işlemlere ilişkin olarak satıcıya ödenen/borçlanılan KDV hariç, genel esaslara göre yerine getirilir. Bu şekilde işlem tesisi için alıcının diğer alımları ile ilgili olarak özel esas uygulamasını gerektirecek bir durumunun olmaması gerekmektedir.

Tevkifata tabi alımları nedeniyle tevkifat uygulayan alıcılar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen verginin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması ve aynı dönemde indirim yoluyla giderilemeyen bu verginin iade alacağına dönüşmesi nedeniyle aynı dönem 2 No.lu KDV Beyannamesinden doğan borca mahsup edilmiş olması halinde, önceki paragrafta belirtilen ödeme şartının sağlanmadığı kabul edilir. Ancak, diğer dönemlere ilişkin iade alacağının söz konusu borca mahsup edilmesi halinde, ödeme şartı gerçekleşmiş sayılır.

Mükellefler, tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade alacaklarının, KDVGUT’nin (IV/A 2.1.1.) bölümünde belirtilen borçlara mahsubunu talep edebilirler.

Mahsup kapsamına, tevkifatla ilgili olarak verilen 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden vergiler de dahildir.

1 No.lu KDV Beyannamesinde gösterilen ve mahsuben iade şartlarını taşıyan KDV iade alacağı, aynı döneme ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden KDV borcuna mahsup edilebilir.

Tevkifat uygulamasından kaynaklanan ve vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılan mahsuben iade taleplerinde, vergi inceleme raporu dışında diğer belgelerin tamamlanmış olması şartıyla standart iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla mahsup işlemi yapılır. Vergi inceleme raporunda iadeye engel bir durumun tespit edilmemiş olması kaydıyla mahsuben iade talep edilen vergi borcunun vade tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmaz.

İadeye ilişkin düzenlenecek vergi inceleme raporu ise,

-Tevkifatın sorumlu sıfatıyla beyan edilip edilmediği,

-İndirilecek KDV listesindeki alışların karşıt incelemesinin yapılarak doğruyu gösterip göstermediği,

hususlarının tespitine yönelik olacaktır. Bu kapsamda, KDVİRA sisteminin ürettiği kontrol raporunun olumlu olması, indirilecek KDV listesinin doğruluğuna dayanak oluşturur.

İade taleplerinde vergi daireleri, gerekli kontrolleri yaparak, belge ya da belgelerdeki muhteviyat eksikliklerinin tespiti halinde, eksiklikleri mükellefe yazı ile bildirir. Yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde eksiklikleri tamamlayan mükelleflerin vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat istenmeyen mahsuben iade talepleri, mahsup dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla yerine getirilir ve bunlara gecikme zammı uygulanmaz. 30 günlük ek süreden sonra eksikliklerini tamamlayan mükelleflerin mahsup talepleri ise eksikliklerin tamamlandığı tarih itibarıyla yerine getirilir ve borcun vadesinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanır.

Tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak, KDVGUT’nin I-C/2.1.5.3 bölümünde açıklama bulunmayan durumlarda, mal ihracından kaynaklanan iade talepleri için geçerli olan usul ve esaslara göre işlem yapılır.

Mükelleflerin tevkifat uygulaması kapsamındaki işler dolayısıyla alıcı tarafından tevkifata tabi tutulan KDV’yi, ilgili dönemde iade konusu yapmama tercihinde bulunduktan sonra, izleyen dönemlerde bu tercihlerinden vazgeçerek iade talep etmeleri mümkündür. Ancak, tevkifatlı işlemin gerçekleştiği dönem için düzeltme beyannamesi verilecektir.

Aynı şekilde, mükelleflerin tevkifat uygulanan tutarı beyannamede iade olarak gösterdikten sonra, iade işlemi tamamlanıncaya kadar bu tercihlerinden vazgeçmeleri mümkündür. Bu durumda da iade beyanının yapıldığı dönem için düzeltme beyannamesi verilecektir.

Her iki durumun da bir dilekçe ile bağlı olunan vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.

Aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağı iade edilir.

Mükellefin aynı dönemde başka iade hakkı doğuran işlemlerinin bulunması halinde bu işlemlere ait iade talepleri, söz konusu işlem veya işlemlerle ilgili usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandırılır.

6.7-Yansıtma İşlemlerinde KDV Tevkifatı

KDV tevkifatına tabi bir işlemin yansıtılması durumunda, yansıtma işlemindeki KDV’nin tevkifata tabi olup olmadığı hususunda,  ne KDVK ne de KDVGUT’nde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır[2]. Ancak konu hakkında 08/08/2011 tarihli ve KDVK-60/2011-1 sayılı KDV Sirkülerinde verilen örnek, yansıtma işlemlerinde KDV tevkifatı uygulanmayacağı yönündedir. Literatürde de, KDV tevkifatına tabi tutulmuş bir hizmetin, yansıtılması durumunda, yansıtma işlemi tevkifata tabi olmayacağı yönünde görüş birliği olduğu söylenebilir[3].

Bahse konu örneğe göre; payları BİST A.Ş.de işlem gören (K) Holding A.Ş. (JK) firmasından danışmanlık hizmeti almakta, bu hizmeti grup şirketi (NL) A.Ş.ye aktarmaktadır. (K) Holding A.Ş. belirlenmiş alıcılar arasında yer aldığından (JK) firmasından aldığı danışmanlık hizmeti, tevkifata tabi tutulacaktır. Temin edilen bu hizmetin (K) Holding A.Ş. tarafından grup şirketi (NL) A.Ş.ye aktarılmasında düzenlenen faturada hesaplanan KDV ise tevkifata tabi tutulmayacaktır. Aynı istikamette verilmiş özelgeler bulunmaktadır[4].

KAYNAKÇA

Arslan Ahmet, “Belediyelerin KDV Tevkifatı Yükümlülüğü”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 464, Nisan 2020.

Avcı Özcan, “Tevkifat Kaynaklı KDV İade Uygulamasından Yansımalar”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 419, Temmuz 2016.

Buyruk A. Özkan, “Masraf Aktarımlarının Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:448, Aralık 2018.

Coşgun Okan, “Vergi Sorumlusu Emsal Bedel Üzerinden KDV Tevkifatı Yapabilir Mi?”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 452, Nisan 2019.

Değer Nuri, “Masraf Aktarımında KDV Uygulamaları-II”, Yaklaşım Dergisi, Sayı:251, Kasım 2013.

Gülçiçek Ayşe, “Yorum ve Açıklamalarla Katma Değer Vergisi”, Uniprint, Gelirler Kontrolörleri Derneği, 1. Baskı, İstanbul, 2015.

İleri Yusuf, “KDV Tevkifatının Şifreleri”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 408,  Ağustos 2015.

Maç Mehmet, “KDV Tevkifatında Önemli Değişiklikler Yapan Tebliğ (Seri No: 35), Yaklaşım Dergisi, Sayı:339, Mart 2021.

Oktar Kemal, “KDV İstisnalar ve İadeler”, Gözlem Yayıncılık, Güncellenmiş 12. Basım, Ankara, 2020.

Şen Sunay, “KDV Tevkifatına Konu İşgücü Temin Hizmetlerinin Ayrımında Temel Kriter ile Kullanılabilecek Karineler”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 410, Ekim 2015.

Uslu M. Mete, “Kısmi KDV Tevkifatı: Kanuni Dayanaktan Yoksun Bir Müessese”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 475, Eylül 2019.

Uyanık Zekeriya, “193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununa Göre Yıllara Sari İnşaat ve Onarma İşlerinde Müşterek Genel Giderler ve Amortismanların Dağıtım Şekli”, Maliye ve Sigorta Yorumları Dergisi, Sayı:499, 1 Kasım 2007.

Uzunoğlu Nihat, “KDV Tevkifatına Tabi Yapılan İşlemlerle İlgili Yapılan KDV İadelerinin Yasal Dayanağı Var Mıdır? Yoksa Bu Şekilde İade Yapanlar veya Yaptıranlar Suç Mu İşlemektedir?”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 375, Kasım 2012.

Uzunoğlu Nihat, “KDV Tevkifatı Yapmak Zorunda Olanların Tanımı ve Kapsamı”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 403, Mart 2015.

Üngörmüş Ayhan, “Katma Değer Vergisi Tevkifatı Artık Derli Toplu”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 370, Haziran 2012.

Vural Mahmut, “Uygulayıcılar İçin Katma Değer Vergisi 2. Cilt”,  Yapım Tanıtım Yayıncılık, Maliye Hesap Uzmanları Derneği, 2. Baskı, İstanbul, 2020.

[1] Özcan Avcı, “Tevkifat Kaynaklı KDV İade Uygulamasından Yansımalar”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı: 419, Temmuz 2016, s. 126.

[2] Ayşe Gülçiçek, “Yorum ve Açıklamalarla Katma Değer Vergisi”, Uniprint, Gelirler Kontrolörleri Derneği, 1. Baskı, İstanbul, 2015, s. 240.

[3] Mahmut Vural, “Uygulayıcılar İçin Katma Değer Vergisi 2. Cilt”,  Yapım Tanıtım Yayıncılık, Maliye Hesap Uzmanları Derneği, 2. Baskı, İstanbul, 2020, s.361; A. Özkan Buyruk, “Masraf Aktarımlarının Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:448, Aralık 2018, s.135; Nuri Değer, “Masraf Aktarımında KDV Uygulamaları-II”, Yaklaşım Dergisi, Sayı:251, Kasım 2013.

[4] Örneğin İstanbul VDB Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğü’nün 02/09/2013 tarihli ve 39044742-KDV.9-1401 sayılı özelgesi göre; yapı denetim hizmeti bedelinin yansıtılması KDV tevkifatına tabi bulunmamaktadır. İstanbul VDB Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğü’nün 20/02/2013 tarihli ve 39044742-130-236 sayılı özelgesi ile Büyük Mükellefler VDB Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü’nün 06/03/2008 tarihli ve B.07.1.GİB.04.99.16.01/2-MUK-221-6072 sayılı özelgesinde de ayı yönde görüş verilmiştir.

Dr. İsmail PAMUK – Yeminli Mali Müşavir

Barbaros SOYLU – S.M. Mali Müşavir

13.06.2021

Share.

Comments are closed.