Vergi ve Varlık Barışı / Numan Emre ERGİN

Google+ LinkedIn +

Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanun, 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Söz konusu Kanun ile vergi, gümrük ve SGK alacaklarının ve çeşitli kanunlar uyarınca kesilen idari para cezalarının yeniden yapılandırılması, matrah artırımı, işletme kayıtlarının düzeltilmesi, yurt dışında bulunan varlıkların getirilmesi, üniversite öğrencilerine yönelik af, imar affı başta olmak üzere kapsamlı düzenlemelere gidilmiştir. Bu yazımızda söz konusu Kanun’un vergilere ilişkin yaptığı düzenlemeler irdelenecektir.

Kanun’un irdelemesine geçmeden önce, neredeyse gelenek haline gelen seçimlerden önce vergi barışı veya vergi affı adıyla çıkarılan yasaların kısa vadede Hazine’ye para girişi sağlasa da, uzun vadede yararlı olmadığını düşünmekte olduğumu belirtmek isterim. Her şeyden önce bu gibi aflar, her ne kadar zor duruma düşen iyi niyetli mükelleflerin ödeyemedikleri kamu borçlarını ödemeleri için bir fırsat olsa da; vergisini zamanında ödeyen mükellefler nezdinde bir haksız rekabete yol açmakta, hatta bu mükellefleri cezalandırmış gibi olmakta, bu durum ise mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu azaltmaktadır. Ayrıca, sık sık çıkarılan vergi afları uzun vadede vergi gelirlerini de olumsuz etkilemekte, tahakkuk eden verginin bir kısmı, “nasıl olsa af çıkar” inancıyla ödenmemektedir. Dolayısıyla, söz konusu af kanunları istisnai olmalı, bir seçim malzemesi olarak kullanılmamalıdır. Kanun’un vergilerle ilgili düzenlemelerinden en önemlilerini ise aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

Alacakların Yapılandırılması: 7143 sayılı Kanun ile genellikle 31.03.2018 tarihi ve daha önceki dönemlere ait vergi ve cezalar yapılandırma kapsamına alınmış olup yapılandırma için başvuru kanunun yayımını izleyen ikinci ayın sonuna (31 Temmuz 2018) kadar yapılabilecektir. Ödeme ise peşin veya ikişer aylık dönemlerde azami 18 taksitle yapılabilecek olup, ilk taksit kanunun yayımını izleyen dördüncü ayın sonuna (30 Eylül 2018) kadar ödenecektir. Kanunda alacakların yapılandırılmasında, alacağın kesinleşmiş, yargı aşamasında veya inceleme safhasında olmasına göre farklı durumlar ayrı ayrı düzenlenmiştir.

1) Kesinleşmiş alacaklarda, ödenmemiş olan vergilerin tamamı ile Kanun’un yayım tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar Kanunda belirtilen sürelerde ödenirse, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları silinmektedir. Dolayısıyla devlet vergi aslı ve enflasyon farkını alıp faiz ve cezadan vazgeçmektedir. Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının ise yarısından vazgeçilmekte ve enflasyon farkı istenmektedir.

2) Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar için alacağın yargıda hangi süreçte olduğuna göre farklı bir düzenleme yapılmıştır. İlk derece mahkeme aşamasında olan davalardaki vergi tarhiyatlarına ilişkin tahakkuklarda, verginin yarısı ile Kanunun yayın tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi şartıyla, verginin yarısından, gecikme faizi ile gecikme zammından vazgeçilmektedir. İstinaf, temyiz veya karar düzeltme aşamasında olan davalardaki vergi tarhiyatlarına ilişkin tahakkuklarda ise, en son kararın terkin, tasdik veya tadilen tasdik olması halinde tasdik edilen vergilerin tamamı, terkin edilen vergilerin %20’si; bozma kararı olması halinde verginin % 50’si, kısmen onama kısmen bozma kararı olması halinde onanan kısmın tamamı bozulan kısmın % 50’si ile Kanunun yayın tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte ödenirse, verginin kalan kısımlarından ve gecikme faiziyle zammından vazgeçilmektedir. Bu hükümden yararlanılması için açılan davalardan vazgeçilmesi gerekmektedir.

3) İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler açısından ise Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. İnceleme ve takdir sonucu tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah incelemede bulunan matrah farkından indirilir. Daha sonra, tarh edilen vergilerin %50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine Kanunun yayın tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının; vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25’inin ödenmesi şartıyla vergi aslının % 50’sinden, gecikme faizinden ve vergi aslına bağlı olmayan cezaların % 75’inden vazgeçilmektedir.

Matrah ve Vergi Artırımı: 7143 sayılı yasa ile getirilen diğer bir imkan, mükelleflere 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak gelir vergisi, kurumlar vergisi, muhtasar ve KDV beyanlarını artırma imkanı tanınarak, artırım yapılan yıllar için bir vergi incelemesinden bağışık tutulmalarıdır. Söz konusu düzenlemeyi riskli işlemler yapmış olan mükellefler için bir çeşit sigorta gibi değerlendirmek gerekir. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) vergiye esas alınan matrahlarını, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna (31 Ağustos 2018) kadar, 2013 takvim yılı için %35, 2014 takvim yılı için %30, 2015 takvim yılı için %25, 2016 takvim yılı için %20, 2017 takvim yılı için %15 oranından az olmamak üzere artırırlar. Zarar beyan edilmesi, indirim istisna nedeniyle matrah oluşmaması veya beyanname verilmemiş olması halinde ise artırılacak asgari tutarlar Kanunda her bir yıl ve mükellef türü için ayrı ayrı belirtilmiştir. Matrah artırımında bulunan mükellefler, matrah artırdıkları yıllara ilişkin zararların yarısını ise gelecekteki mali karlarından indirim konusu yapamayacaklardır.

Ücret, serbest meslek ödemeleri, gayrimenkul sermaye iratları ve kooperatiflerin kira ödemelerine ilişkin stopaj beyanlarını 2013 yılı için %6, 2014 yılı için %5, 2015 yılı için %4, 2016 yılı için %3 ve 2017 yılı için %2 oranından; yıllara sari işlerde yapılan ödemelerde ise söz konusu yıllar için %1’den az olmamak üzere hesaplanacak gelir vergisini, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar artırmaları halinde vergi incelemesi yapılamayacaktır.

Yine, KDV mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı için %3,5, 2014 yılı için %3, 2015 yılı için %2,5, 2016 yılı için %2 ve 2017 yılı için %1,5 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar beyan ederlerse KDV açısından vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamayacaktır. İlgili yıldaki işlemlerin istisna, tecil-terkin uygulamasındaki işlemlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan KDV oluşmaması halinde ilgili yıllarda gelir veya kurumlar vergisi açısından matrah artırımında bulunulması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında KDV artırımında bulunulabilir.

İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi (Kasa ve Stok Affı): Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil) işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, bu Kanunun yayın tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir. Kayıtlara alınan bu aktifler için bilançoda karşılık hesabı açılacaktır. Ayrıca bildirim konusu yapılan kıymetler genel KDV oranına tabi ise % 10, indirimli orana tabi ise tabi olduğu oranın yarısı oranında sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanıp beyan edilecektir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen KDV indirim konusu yapılamazken, emtia üzerinden ödenen KDV indirim konusu yapılabilecektir.

Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan mallarını, kanunun yayın tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar aynı türden emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarını düzeltebileceklerdir. Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.
Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31.12.2017 tarihi itibarı ile bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile esas faaliyet konusu dışındaki işlemler dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını, kanunun yayım tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle düzeltebilmelerine imkan sağlanmaktadır. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden % 3 oranında vergi hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenmesi gerekmektedir.

Varlık Barışı: Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 30 Kasım 2018 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler. Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018 tarihine kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Yine aynı şekilde, Gelir veya Kurumlar Vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/11/2018 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilir. Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 2 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, 31/12/2018 tarihine kadar ödenir. Beyan edilen söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Diğer taraftan, 31 Temmuz 2018 tarihine kadar yurt dışındaki varlıklar bildirilip Türkiye’ye getirilirse veya Türkiye’deki varlıklar beyan edilip defterlere kaydedilirse % 2’lik vergi de alınmayacaktır. Beyan edilecek varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Dolayısıyla bu varlıkların kaynağı sorgulanmadan kayıtlara alınması amaçlanmaktadır. Diğer taraftan, bu imkandan yararlanabilmek için bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.

7143 sayılı yasa ile vergi ve varlık barışı anlamında yine bir seçim öncesi mükelleflere önemli kolaylıklar ve imkanlar getirilmiştir. Söz konusu Kanun’un uygulama sonuçlarını hep birlikte yakından izleyeceğiz. Mükelleflerin yakın zamanda yine böyle bir af çıkmayacağı (!) ihtimaline karşı Kanun’un tanıdığı imkanlardan yararlanmalarını tavsiye ediyorum.

Dünya Gazetesi | 21.05.2018

Share.

About Author

Yorum Bırak