Prim ödemeye uyumlu işverenler ve borçlarının tecili – Celal ÖZCAN

 

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun’un 51’inci (gecikme zammı), 102’nci (tahsil zamanaşımı) ve 106’ncı (terkin) maddeleri hariç, diğer maddelerini uygulamakta ve 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanmaktadır.

Kısa bir süre önce yürürlüğe giren 7020 sayılı Torba Kanun’la 6183 sayılı Kanun’a eklenen 48/A maddesi ile vergisel yükümlülüklerini süresinde yerine getirmiş, ancak öngörülemeyen nedenlerle son bir yıl içinde borçlarını ödeyememiş vergi mükelleflerinin anılan kanunun 48’nci maddesinde düzenlenmiş olan tecil müessesesine göre daha uygun şartlarla borçlarının taksitlendirilerek ödeyebilmelerine imkan sağlanmıştır.

Söz konusu düzelemeden, SGK’ya borcu olan işverenlerin de yararlanabilmesi için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88’inci maddesinde de düzenleme yapılmıştır.

Yazımızda SGK’ya borcu olan prim ödemeye uyumlu işverenlerin söz konusu düzenlemeden nasıl yararlanabilecekleri açıklanacaktır.

Hangi işverenler prim ödemeye uyumlu sayılmaktadır?

Söz konusu düzenlemeden yararlanacak olan işverenlerin;

– En az üç yıl süreyle prim ödeme yükümlüsü olması

– Son üç yıla ait bildirgeleri kanuni süresinde vermiş olmaları

– Başvuru tarihi itibarıyla vadesi bir yılı geçmemiş borcunu, borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödeyememiş olması,
gerekmektedir.

Tecil süresi

Kapsama giren borçlar 36 aya kadar tecil edilebilecektir.

Ancak, Bakanlar Kurulu; borçlunun çok zor durum hâlinin tespitine esas olan kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini derecelendirerek, bu derecelere göre tecil süresini 60 aya kadar uzatabilecektir.

Tecil edilecek borca ilişkin gecikme zammı

Bu kapsamda tecil edilen borçlara ilişkin yürürlükteki mevzuata göre tahakkuk etmiş olan gecikme zamları tecil edilebileceği gibi, Bakanlar Kurulu; isterse tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye İstatistik Kurumu’nun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplatabilecektir.

Tecilde uygulanacak faiz oranı

Bu kapsamda tecil edilecek alacaklara, 6183 sayılı Kanun’un 48 inci maddesine göre belirlenen oranda (halen bu oran aylık yüzde 1, yıllık yüzde 12 olarak uygulanmaktadır) faiz tatbik edilecektir.

Ancak, Bakanlar Kurulu; borçlunun çok zor durum hâlinin tespitine esas olan kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini derecelendirerek, bu derecelere göre bu kapsamdaki borçlular için farklı faiz oranı da belirleyebilecektir.

Teminat şartı

SGK’ya olan borç toplamının 500 bin Türk Lirası’nı (bu tutar dâhil) aşmaması halinde bu kapsamda yapılacak tecilde teminat şartı aranmayacaktır.

Ancak, borç tutarının bu tutardan fazla olması halinde, 500 bin Türk Lirası’nı aşan kısmın yüzde 25’i oranında teminat gösterilmesi zorunlu olacaktır.

Bakanlar Kurulu; isterse 500 bin Türk Lirası’na kadar olan teminatsız tecil tutarını; yarısına kadar indirebilecek veya yeniden kanuni tutarına getirebilecektir.

Aynı şekilde, Bakanlar Kurulu zorunlu teminat oranını yüzde 50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye yetkili olacaktır.

SGK Yönetim Kurulunun yetkisi

5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’na göre, SGK Yönetim Kurulu en yüksek karar, yetki ve sorumluluğu taşıyan organdır.

Buna göre, SGK Yönetim Kurulu;

– Tecil edilecek kurum alacağını tür ve tutar olarak belirlemeye,

– Tecilde taksit zamanlarını, ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda bir yapılacak şekilde düzenlemeye,

– Tecilde diğer şartları belirlemeye, yetkili olacaktır.

SGK Yönetim Kurulu, tecil yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla diğer alt birimlere (Kurum Başkanı, Genel Müdür, Daire Başkanı, İl Müdürü) devredebilecektir.

Haciz durumunda uygulama

Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçecektir.

Ancak, tecil edilen prim ve diğer borçlar ile ilgili olarak daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacak ve buna isabet eden teminatlar iade edilecektir.

Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması hâlinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmayacaktır.

Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.

Tecil koşullarına uyulmaması

Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel olan prim ve diğer alacağının tecili, borçlu tarafından talep edilmesi hâlinde en fazla iki defa daha geçerli sayılabilecektir.

Ancak, tecil şartlarına riayet edilmemesi hâlinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden (yukarıda belirtilen istisnai durum hariç) yararlanılamayacaktır.

Yeni tecil uygulamasının başlayacağı tarih

Prim ödemeye uyumlu işverenlerin 6183 sayılı Kanun’un 48/A maddesi ile getirilen tecil hükümlerinden 01.01.2018 tarihinden itibaren vadesi gelen borçlarına uygulanmak üzere yararlanmaya başlayabileceklerdir.

About Author

Comments are closed.